7 Kasım 2017 Salı


NİĞDE İYİ PARTİ TEŞKİLATI BELLİ OLDU

İYİ PARTİ NİĞDE İL BAŞKANI AVUKAT HAKAN TERECİ OLDU


İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in, 25 Ekim’de parti kuruluşunu tamamlamasının ardından, ülke genelinde teşkilatlar süratle kurulmaya devam ederken  İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Sayın Koray Aydın Kurucu İl Başkanı görevlendirmelerine ilişkin açıklama yaptı. yapılan açıklamada 31 Kurucu il başkanının ataması yapışırken İYİ Parti Niğde İl Başkanlığına ise Avukat Hakan Tereci atandı.

GÜRER, BESİCİLERİN SORUNLARINI DİNLEDİ

Gürer: “Et ithalatı yerine besicilere destek sağlanmalıdır”
CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, hükümetin hayvan ithalatının ardından et ithalatı için de düğmeye basmasının, Türkiye’de hayvancılığı bitirmenin bir adımı olduğunu söyledi.
Et fiyatlarını ucuzlatmak için yapıldığı söylenen ithalat uygulamasını, ‘hükümetin günü kurtarma politikası’ olarak değerlendiren Gürer, “Et ucuzlatmanın yolu, yerli üreticiyi desteklemekten geçer. Et ithal ederek bulunan geçici çözüm, tüccara para kazandırır ama yerli üreticiyi tüketir” dedi.
CHP Niğde Milletvekili ve KİT Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, hayvan yetiştiricileriyle bir araya gelerek, besicilerin yaşadığı sorunları dinledi. Hayvan ithalatının önünün açılmasının ardından Et ithalatının gündeme gelmesiyle birlikte zor günler geçirdiklerini ifade eden besiciler, “Hayvan yetiştiriciliğindeki girdiler zaten belimizi büküyordu. Şimdi ithalat nedeniyle daha sıkıntılı bir döneme girdik. Tüccar hayvanları değerinin altında satın almak istiyor. Hükümet, et ithalatı yerine, yerli üreticiye destek çıkarsa, et gerçek manada o zaman ucuzlar” diyerek, CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer’e dert yandılar.
FAKİR FUKARININDA ET ALMASININ YOLU İTHALATTAN GEÇMİYOR
CHP Niğde Milletvekili Gürer, AKP Hükümetinin yanlış tarım politikaları nedeniyle hayvancılıktaki sorunların da arttığına değinen Ömer Fethi Gürer, “Et mutlaka ucuzlamalıdır. Fakir-fukara da et alır duruma gelmelidir. Ancak bu, yurtdışından et ithal ederek değil, yerli besicilik desteklenerek sağlanabilir” dedi.
SİMSARLARA GÜN DOĞAR
İthal et uygulamasının besicileri olumsuz etkilediğini anlatan CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, bu durumu simsarların kendi lehlerine kullanacağını ve et ithalatının devam etmesi halinde besiciliğin bitme noktasına geleceğini belirtti.
AKP’NİN GÜNÜ KURTARMA POLİTİKASI
AKP hükümetlerinin günü kurtarma politikasının tarım ve hayvancılığa ciddi darbe vurduğunu kaydeden Gürer, “Avrupa çiftçisinin koşullarında üretim yapma olanağı sağlanması halinde, yerli üreticilerden de beklenen fayda sağlanabilir. Avrupa’daki teşvik ve destekler bizim üreticimize de uygulanmalıdır. Binlerce kilometre öteden, Brezilya’da ithal yapılın et fiyatı düşürülmeye çalışılıyorsa ‘Biz nerede yanlış yaptık’ sorusunun cevabı aranmalıdır. Büyükbaş hayvan ithalatında gümrük vergisi oranı düşürülmesi, karkas et ithalatında gümrük vergisinin düşürülmesi çözüm değildir. Bu süreç besicileri ‘ne olacağız’ kaygısına doğal olarak itmektedir” diye konuştu.
BESİCİLER İÇİN DURUM KÖTÜYE GİDİYOR
Maliyetine satış yapmak zorunda kalan üreticilerin kaygılı olduğunu, besiciler için durumun kötüye gittiğini vurgulayan Ömer Fethi Gürer, mazot, yem, enerji, ilaç, bakım ve benzeri giderlerin yanısıra bir ahır yapmanın maliyetinin 2 milyon lirayı bulduğunu ifade etti. Gürer, tüm bunlara rağmen meraların bile korunamadığını ve köylerde yaşayanların sayısının her geçen gün azalığını belirtti.
SAMANI BİLE İTHAL EDER DURUMA GELDİK
AKP hükümetlerinin 15 yılda çözüm değil, çözümsüzlük ürettiğini vurgulayan Gürer, “Ne yazık ki et için ithali çözüm olarak gören hükümet, ülkemizi samanı dahi ithal eder konuma getirmiştir. Çoban bile bulunamaz hale gelmiştir. Bu gidiş besiciliğin de sonunu getirecektir” diye konuştu.
CHP Milletvekili Gürer, insanlara ucuz et yedirebilmenin yolunun, maliyetlerin hızla düşürülmesini sağlamak ve yerli üreticiyi desteklemekten geçtiğini de sözlerine ekledi.


 ÖĞRENCİLERE TRAFİK KURALLARI ANLATILDI
NİĞDE İLİ BOR İLÇESİ JANDARMA TRAFİK TİMİ ÖĞRENCİLERE TRAFİK KURALLARINI ANLATTI
             Niğde İl Jandarma Komutanlığına bağlı Bor İlçesi Jandarma Trafik Timi tarafından, Bahçeli Kasabası Gazi İlköğretim okulunda, öğrencilere yönelik trafik kuralları, karşıdan karşıya geçişlerde dikkat edilmesi gereken hususlar, yaya geçidinin kullanımı ve buna benzer konularda Trafik Semineri verilmiştir.
YAKALAMA EMRİ BULUNAN ŞAHISLAR YAKALANDI
  NİĞDE EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ VATANDAŞIN CAN VE MAL GÜVENLİĞİ İÇİN ARALIKSIZ ÇALIŞMAYA DEVAM EDİYOR.

    Türkiye genelinde haklarında yakalama emri bulunan şahıslara yönelik yapılan çalışmalar neticesinde Niğde il merkezinde 6 kişi, Bor ilçesinde 1 kişi olmak üzere toplam 7 kişi yakalanarak adli mercilere sevk edildiği belirtildi.
          Yakalanan şahıslardan;
D.K.  hakkında “Konut Dokunulmazlığını İhlali” suçundan mahkemece 4 yıl hapis cezası ile 6000 TL. adli para cezasına,  Y.Y. “Hükümlünün Kaçması ile Dolandırıcılık” suçlarından 33.000 TL. para cezası ile 4 yıl hapis 2 ay hapis cezasına,
S.Y. hakkında “Hırsızlık” suçundan 1 yıl 11 ay 10 gün hapis cezasına, R.B.  hakkında “Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma” suçundan 6 yıl hapis cezasına,
C.E.Y.  hakkında “Mala Zarar Verme ile Hükümlünün Kaçması” suçlarından 2 yıl 8 ay hapis cezasına, K.K. hakkında “Yaralama” suçundan 3 yıl hapis cezasına karar verilmiştir.
Ş.D. hakkında “Basit Tehdit” suçundan mahkemeye sevk edildi.
Son 2 yılda 11 bin 121 Yabancı Türkiye’de İş Yeri Açtı 

Bakan Sarıeroğlu, CHP Milletvekili Gürer’in soru önergesine yanıt verdi 

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer’in soru önergesine yanıt veren Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Jülide Sarıeroğlu, son 2 yılda Türkiye’de 11 bin 121 yabancı uyruklunun işyeri açma izni aldığını açıkladı. 
CHP Niğde Milletvekili ve KİT Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, yabancı uyruklu yatırımcıların Türkiye’de işyeri açma ve çalıştırmasıyla ilgili olarak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Jülide Sarıeroglu tarafından yanıtlanması istemiyle TBMM Başkanlığına soru önergesi yöneltti.
CHP Milletvekili Gürer, önergesinde “Yabancı uyrukluların iş yeri açması ve çalıştırması için 2016 ve 2017 yılında bakanlığa yapılan başvuru sayısı kaçtır? Kaç izin verilmiştir? İş ve içeriklerine ve illere göre dağılımı nedir? Birden fazla iş yeri açan yabancı uyruklu sayısı kaçtır? Yabancı uyrukluların ülkelere göre dağılımı nedir?” şeklindeki sorularının yanıtlanmasını istedi. 
Bakan Sarıeroğlu, Bakanlığımıza, yabancı uyrukluların işyeri açması ve çalıştırması için 2016 yılında 7.253 başvuru olmuş ve 6.076'sına izin verilmiştir. 2017 yılında ise 6.064 başvuru olup, 5.045'ine izin verilmiştir” şeklinde açıklamada bulundu. 
CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer,  Bakan Sarıeroğlu’nun soruların bazılarına   Yanıt vermediğini ifade eden Ömer Fethi Gürer, “2016 yılında 6 bin 76 ve 2017 yılından günümüze kadar ise 5 bin 45 yabancı uyruklu olmak üzere toplam 11 bin 121 yabancıya işyeri açma izni verilmiş. Son yıllarda ülkemizde yabancı uyrukluların açtığı işyeri sayısında ciddi miktarda artış gözleniyor. Birden fazla işleri açan yabancı uyrukluların varlığı da biliniyor. Ayrıca verimli tarım arazilerinin yabancılar tarafından ve ya Türkiye’deki ortakları tarafından satın alındığı da gözleniyor. Ülkemizde çok ilde işyerlerini kapatan, borçlarını ödeyemeyen esnafımız var. Özellikle AVM ler esnaflarımızın belini büktü. Mahalle bakkalı, kasabı giderek yok oluyor. Yabancıların iş yeri artıyor. Bu sayı içinde Suriyelilerin ön sıralarda olduğu  biliniyor. Yabancı iş yeri açsın ama ülkemiz esnafında da onunla rekabet edecek koşulları olsun. İş yeri yabancı, tarım arazilerini mülklerini yabancı elinde olursa ülke esnafı çiftçisi ne yapacak" dedi.
Her Sekiz Kadından Biri Meme Kanseri Tehdidi Altında
 
Dünyada ve Türkiye'de kadınlarda en sık görülen kanser olan meme kanseri, kadınlarda ölümle sonuçlanan kanser türleri arasında birinci sırada. 
Meme Kanseri Farkındalık Ayı vesilesiyle görüş bildiren İç Hastalıkları ve Medikal Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Nilüfer Güler, yenilikçi ilaçlar ve tedavi seçenekleri sayesinde metastatik meme kanserinde beş yıllık sağ kalım süresinin %10'lardan %22'lere yükseldiğini vurguladı. 
İç Hastalıkları ve Medikal Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Nilüfer Güler, tanı anında metastatik meme kanserinin gelişmiş ülkelerde %6 gibi düşük bir oranda görülürken, az gelişmiş olan bölgelerde bu oranın %50-80'lere çıkabildiğini belirtti ve şöyle devam etti: “Ülkemizde meme kanseri görülme oranı %10'dur. Başlangıçta erken evre meme kanseri olan hastaların takibinde de, hastalığın başlangıç evresi ve tümör özelliklerine göre değişkenlik göstererek, %20 ile %50 oranında metastatik hastalık gelişebilmektedir.”
Metastatik meme kanserinde yakınmalar metastaz bölgesine göre değişiyor
Yaşamı boyunca, her 8 kadından birinin meme kanserine yakalanmasının beklendiğini belirten Prof. Dr. Nilüfer Güler şunları söyledi: “Meme kanseri erken tanı imkanı olan bir kanserdir. Bu nedenle tüm kadınların erken tanı ve tarama programlarına katılmaları, kendi memelerini tanımaları, bu konudaki farkındalığın artması çok önemli. Meme kanseri, hastalığın yaygınlığına göre 0'dan 4'e kadar dört farklı evrede değerlendirilir. Evre 0, in situ kanser dediğimiz evredir. Bu evrede metastaz riski %1'den azdır. Evre 1 ve 2 erken evre meme kanseri, evre 3 lokal ileri meme kanseri, evre 4 ise metastatik meme kanseri olarak adlandırılır. Metastatik evrede kanser hücreleri, meme dışında başka organlara yayılır. Memedeki kanserli hücreler lenf damarları ve kan damarları yoluyla başta kemik, akciğer, karaciğer, daha az olasılıkla beyin olmak üzere başka organlara metastaz yapabilirler. Daha nadir görülen metastaz bölgeleri akciğer zarı, karın zarı, kalp zarı, beyin zarları; çok daha nadir olarak sindirim sistemi, yumurtalıklar, idrar torbası olabilmektedir.  Hastaların hastalığın yerine göre yakınmaları vardır: Kemik metastazlarında kemik ağrıları; beyin metastazlarında baş ağrısı, baş dönmesi, akciğer metastazlarında nefes darlığı, öksürük; karaciğer metastazlarında karın ağrısı gibi. Düzenli takipte olan hastaların hiçbir yakınması olmayabilir, yapılan muayene ve tetkikler sonucunda ortaya çıkabilir.”
 Tedavide yakınmaları azaltmak, yaşam süresini uzatmak ve yaşam kalitesini yüksek tutmak hedeflenmeli
Prof. Dr. Nilüfer Güler metastatik meme kanserindeki tedavi seçeneklerini şöyle özetledi: “Seçenekler arasında cerrahi (özellikle tek organ, sınırlı metastazlar), radyoterapi (beyin, kemik gibi organlara metastaz) ve sistemik tedaviler vardır. Sistemik tedaviler içinde hormonal tedaviler, kemoterapi ve biyolojik tedaviler yer alır. Radyofrekans ablasyon, radyoembolizasyon, kemoembolizasyon gibi lokal tedavi uygulamaları da tümörün yerine göre önerdiğimiz tedavi seçenekleri arasındadır. Metastatik meme kanserinde uygulanan tedaviler, hastalığın verdiği cevaba göre hastalık bulgularında azalma ve artmalarla seyreder. Tedavi seçimi hastanın yaşı, menopoz durumu, genel durumu, ek sağlık sorunları, istekleri, sosyo-ekonomik durumu ve en önemlisi tümör özellikleri ve metastazın olduğu bölgeler ve tümör yüküne göre belirlenir. Tedavinin amacı hastalığa bağlı yakınmaları azaltmak, yaşam süresini uzatabilmek ve bunları amaçlarken de yaşam kalitesini maksimumda tutabilmektir. Pek çok hastamız tedaviyle birlikte normal günlük aktivitelerine, çalışmalarına devam edebilmektedir. Uygulanan tedavilere cevap alınıp alınmadığı belli aralıklarla yapılan öykü, fizik inceleme, laboratuvar testleri ve gerekli görülen radyolojik tetkiklerle anlaşılır.”
Organize Sanayi Bölgeleri Su, Atıksu ve Atık İstatistikleri, 2016
Gürer: "İki istasyon arasındaki maliyet farkı 21.8 milyon dolar!"

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Erzincan’a ve Eskişehir’e yapılan iki kompresör istasyonu arasındaki 21.8 milyon dolarlık maliyet farkını TBMM gündemine taşıdı. 
Gürer’in konuyla ilgili soru önergesine yanıt veren Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak, yaklaşık 100 milyon lirayı bulan maliyet farkı için coğrafi şartlar, iklim koşulları, işin yapım süresi gibi unsurları gerekçe gösterdi. 
CHP Niğde Milletvekili ve KİT Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, Dünya Bankası kredisiyle finanse edilen Erzincan Doğalgaz Kompresör İstasyonu ile öz kaynaklarla karşılanan Eskişehir Doğalgaz Kompresör İstasyonu arasındaki maliyet farkını Meclis gündemine taşıdı. 
Gürer, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığına yönelttiği soru önergesinde “Dünya Bankası Kredisi ile finanse edilmesi tercih edilen ve 21.05.2010 tarihinde Dünya Bankası ihale prosedürüne göre ihale edilen Erzincan Kompresör İstasyonu yapım işi 04.04.2012 tarihinde ihalesi gerçekleştirilen ve finansmanı öz kaynaklarla karşılanan Eskişehir Kompresör İstasyonu yapım işi sözleşme bedeli arasında Erzincan Kompresör İstasyonu yapım işi aleyhine % 37 oranında 21.8 milyon dolar maliyet farkı oluşması nedendir? Ayrıca kur farkı ve faizler ile Erzincan Kompresör İstasyonu yapım işinin finansmanından Dünya Bankasından kredi kullanımının BOTAŞ'a maliyeti ne kadardır? Bu konuda BOTAŞ ya da Bakanlık tarafından inceleme yapılmış mıdır? Yapıldı ise bu konuda ne gibi yaptırımlar yapılmıştır?” şeklindeki sorularına yanıt istedi. 
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak, Hazine Müsteşarlığının Koordinasyonunda, Dünya Bankası ile doğal gaz sektörünü geliştirme projesi çerçevesinde hazine garantisi altında 02.02.2006 tarihinde kredi anlaşması imzalandığını belirterek, “ Erzincan Doğal Gaz Kompresör İstasyonu Tedariki Ve Kurulumu İşi İhalesi söz konusu kredi anlaşmasında öngörülen ihale usul ve esasları uygulanarak sonuçlandırılmıştır” dedi. 
Bakan Albayrak, “Rekabetin sağlanabilmesi için uluslararası firmaların da katılımına açık olarak gerçekleştirilen kompresör istasyonu ihalelerinin her birinin; yapıldığı dönemdeki uluslararası pazar şartları, yatırımın gerçekleştirileceği coğrafi şartlar, bölgenin ulaşılabilirliği, kaynaklara olan mesafesi, yöresel işgücü temin imkanı, iklim koşulları ve işin yapım süresi gibi unsurlar dikkate alınmak kaydıyla, kendine özgü koşulları içinde ayrı ayrı değerlendirilmesi gerekmektedir” diye konuştu. 
Erzincan Kompresör İstasyonu Yapım İşi'nin süresinin 17 ay olduğu, Eskişehir Kompresör İstasyonu Yapım İşi süresinin ise 20 ay olduğunu ifade eden Bakan Albayrak “Yapım işi süreleri göz önüne alındığında; temin süresinin kısalması, aynı ölçekte iş için daha çok sayıda ekip çalışmasını gerektirmekte ve malın daha yüksek bedelle temin edilmesi ihtimalini ortaya çıkarmaktadır” şeklinde konuştu. 
“Erzincan Kompresör İstasyonu, Doğu Anadolu Bölgesi'nde Erzincan'a ve Erzurum'a yaklaşık 115 km uzaklıkta rakımı yüksek bir bölgede olduğundan nakliye, iş gücü, ekipman ve yapı malzemeleri (beton santrali vb) temini ve çalışma şartları daha zor olmaktadır” diyen Bakan Albayrak, “Eskişehir Kompresör İstasyonu ise Eskişehir İl sınırları içerisinde Şehir Merkezine oldukça yakın bir konumda olduğundan, nakliye, iş gücü temini, ekipman, yapı malzemeleri ve çalışma şartları daha kolaydır. Bununla birlikte, her kompresör istasyonunda inşa edilen lojman-misafırhane vb. yardımcı tesislerin sayıları ve özellikleri, tesis edilecek boru hattının çapı, kompresör istasyonu için temin ve tesisi gerekli boruların, vanaların vb. malzemelerin özellikleri ile yapılacak diğer işlerin de kapsamı birbirlerinden farklılık gösterebilmektedir” ifadesini kullandı.
Bakan Albayrak, açıklamasında şu bilgileri verdi:“Diğer taraftan bir kompresör istasyonu yapım işindeki en önemli temel girdi, kullanılacak olan turbo kompresör ünitesidir. Dünyada bu üniteleri üreten firmaların sayısı sınırlı olup, ihalede farklı üreticilerin turbo kompresör ünitelerinin teklif ediliyor olması, fiyatı etkileyen en önemli etkenlerden biridir.
Yukarıda detaylı olarak açıklandığı üzere, herhangi bir kompresör istasyonu tesisinin inşa edileceği bölgenin coğrafi konumu, bölgenin ulaşılabilirliği, kaynaklara olan mesafesi, yöresel işgücü temin imkânı, iklim koşulları, bölgenin topografyası, işin yapım süresi, işin yapıldığı zaman dilimi, kullanılan makinelerin özellikleri ve ünite sayıları genel olarak maliyet üzerinde etkili olan parametrelerdir. Bu sebeple, her kompresör istasyonunda bahsedilen bu unsurlara bağlı olarak farklı fiyatlar oluşabilmektedir.
Bu kapsamda, bahsi geçen hususlarla ilgili, BOTAŞ Teftiş Kurulu Başkanlığınca 03.07.2013 tarih ve 2013.1.8 sayılı inceleme raporu hazırlanmış, 14.08.2013 tarih ve 05-24804 sayılı yazı ile Sayıştay Başkanlığına sunulmuştur” dedi.
CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer Bakan açıklamasının tatmin edici olmadığını ifade ederek: “Gerekçelerin sorunu yok edecek nitelikte olmadığını, farkın önemli bir rakam olduğunu, konun detayları ile irdelenmesi gerektiğini belirtip iki ayrı yerde aynı işin bu kadar fark gösterdiği kaç iş var ki" dedi.



Ak Parti’den Niğde Belediye Başkanı Rıfat Özkan’a ziyaret
Ak Parti Niğde İl Başkanı Mahmut Peşin ve il yönetim kurulu üyeleri, Niğde Belediye Başkanı Rıfat Özkan’a hayırlı olsun ziyaretinde bulundu.
Kısa bir süre önce Meclis Üyelerinin oyu ile Belediye Başkanlığına seçilen Rıfat Özkan, Ak Parti İl Yönetimine ziyaretlerinden dolayı teşekkür etti.

İl Başkanı Mahmut Peşin, belediye başkanının çalışmalarıyla halkın beklentilerine cevap vereceğini belirterek şu ifadelerde bulundu; ‘’Bizler bugün il yönetim kurulu üyelerimizle birlikte başkanımıza bir hayırlı olsun ziyareti gerçekleştirdik. Başkanımız ilimizin gelişmesi için çalışmalarına hızlı bir şekilde başladı. Bizler bu makamları bir hizmet yeri olarak gördük ve bu minvalde çalışıyoruz. Başkanımızda zaten bu anlayışla hareket eden biri. İlimizin her köşesinde çok önemli yatırımlar, büyük projeler hayata geçirilmeye devam edecek. Başkanımız ve ekibinin yapacağı projelere Ak Parti olarak destek veriyoruz. Rabbim bu görevinde mahcup etmesin ve hayırlı hizmetler yapmada yardımcısı olsun’’ dedi.

6 Kasım 2017 Pazartesi

Spor Bakanlığına Sözleşmeli 3168 kişi

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer’in, Gençlik ve Spor Bakanlığındaki sözleşmeli personelle ilgili sorusuna Bakan Osman Aşkın Bak’tan yanıt geldi. Bakan Bak, Spor Genel Müdürlüğü’nde 907, Kredi ve Kurtlar Kurumu Genel Müdürlüğü’nde ise 3 bin 168 sözleşmeli personelin görev yaptığını açıkladı. Bakanlık bünyesinde sayıları 4 bin 75’e ulaşan tüm sözleşmeli personele 2016 yılı ve 2017’nin ilk çeyreğinde ödenen miktar ise 113 milyon lirayı buldu. 

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak tarafından yanıtlanması istemiyle verdiği soru önergesinde, “Gençlik ve Spor Bakanlığına bağlı il müdürlüklerinde çalışan sözleşmeli personel sayısı kaçtır? Sözleşmeli çalışanlara 2016 ve 2017 nin ilk çeyreğinde ödenen toplam miktar ne kadardır? Hangi unvanlara ne kadar ödeme yapılmaktadır?” şeklindeki sorulara yanıt istedi.

YERLİ UZMANA 2 BİN 599, YABANCI UZMANA 3 BİN 321 TL ÜCRET

Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, bakanlıklarına bağlı Spor Genel Müdürlüğünde 907 sözleşmeli personelin bulunduğunu, bahsi geçen personel için 2016 ve 2017 yılının ilk çeyreğinde 26.565.299 TL ödeme yapıldığını belirterek, “Sözleşmeli personellerden Spor Eğitim Uzmanları 2.599 TL, Sözleşmeli Antrenörler 2.288 TL, Sözleşmeli Yabancı Uyruklu Uzmanlar ise 3.321 TL ücret almaktadır” dedi. 

Bakan Osman Aşkın Bak, “Kredi Yurtlar Kurumu Genel Müdürlüğünün 81 il müdürlüğünde, 3.168 adet Sözleşmeli Yurt Yönetim Personeli istihdam edilmektedir. Aylık 2.309 TL maaş alan yurt yönetim memurları için 2016 ve 2017 yılının ilk yarısında 84.330.362 TL ödeme yapılmıştır” açıklamasında bulundu.
Sağlık Kuruluşları Atık İstatistikleri, 2016

5 Kasım 2017 Pazar

Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi, Ekim 2017
GÜRER “ NİĞDE HAVA ALANI 2018 YILI BÜTÇE PROGRAMINDA DA YOK”
CHP Niğde Milletvekili ve Kit Komisyon üyesi Ömer Fethi Gürer 1995 yılında temeli atılan, her seçim öncesi söz verilip yıllar geçmesine rağmen hala bir ilerleme kaydedilmeyen Niğde Havaalanını Plan ve Bütçe komisyonunda Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan’a sordu..
Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan, 2018 yılında yapımı  devam eden ve yapılacak havaalanlarını açıkladı. Ancak 1995 yılında temeli atılan Niğde havaalanı programda yine yer almadı..
HERKESE VAR NİĞDEYE YOK
Ahmet Arslan konuşmasında çalışması devam eden havalimanlarını sayarak: “Rize, Artvin’de devam ediyoruz. Tokat’ta yeni havalimanı devam ediyor. İstanbul üçüncü havalimanı zaten devam ediyordu. Çukurova’da devam ediyor. Ayrıca Yozgat Havalimanı ihale süreçleri devam ediyor. Karaman, Bayburt, Gümüşhane havalimanlarıyla ilgili ihale süreçlerimiz devam ediyor. Terminal binası yapılan havalimanları var, onu saymayayım ama İzmir-Çeşme-Alaçatı’da bir havalimanıyla ilgili süreçleri başlattık. YPK’sı çıktı, onu ihale edeceğiz” dedi.  
GÜRER: “NİĞDE HALKINA VERDİKLERİ SÖZÜ ARTIK TUTMALARI GEREKİYOR”
Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan’ın Bütçe komisyonundaki açıklamaları üzerine CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer şu açıklamalarda bulundu: “Niğde iline verilen sözler yine tutulmamış 2018 yılı programına Niğde Havaalanı alınmamıştır. Başbakan ve Bakan referandum öncesi söz vermişlerdi, görünen o ki yine hayal satmışlar.
AKP hükümetleri her seçim öncesi vaat olarak havaalanını dile getiriyorlar. Niğdelilerden gerçek dışı sözlerle oy alıyorlar. Niğde Üniversitenin gelişmesi, Tıp Fakültesinin gelişmesi, Sanayici ve yatırımların bölgeye gelmesi için havaalanı şarttır. Vatandaşlar tarafından Ömer Halisdemir adına tabela yaptırılıp havaalanı temeli atılan yere dikilmesine rağmen Havaalanı umutlarının gelecek yılda olmayacağını bilmek Niğde halkını üzecektir”dedi.



Ak Parti Çiftlik ve Altunhisar İlçelerinde 6.Olağan Kongreler yapıldı

Ak Parti Niğde Teşkilatı, beldelerde yaptığı kongrelerden sonra ilçe kongrelerine başladı. İlk Kongre Çiftlik ilçesinde Cumartesi günü saat 11.00’da yapıldı. Altunhisar’daki Kongre ise aynı gün saat 13.00’da yapıldı.
Kongrelere, Ak Parti İl Koordinatörü Fahrettin Poyraz, il Başkanı Mahmut Peşin, Milletvekilleri Alpaslan Kavaklıoğlu, Erdoğan Özegen, İl Meclis Başkanı Bülent Küçüktuna, Niğde Belediye Başkanı Rıfat Özkan, Kadın Kolları Başkanı Gülsüm Temur, Gençlik Kolları Başkanı Mustafa Özdemir, Belediye Başkanları, Eski Milletvekili - İl Başkanları ve çok sayıda Ak Partili katıldı.
Konuşmaların tamamlanmasının ardından oylamaya geçildi. Altunhisar ve Çiftlik seçime tek liste ile gitti. Delegelerin oyları sonucunda Çiftlik’te Cavat Temur, Altunhisar’da Şener Tosuner güven tazeleyerek 6.Olağan Kongrede yeniden ilçe başkanı seçildiler.

Ak Parti Çiftlik ve Altunhisar ilçelerinde yapılan kongrelerde salonlar tamamen dolarken, büyük bir coşku ve heyecan vardı.


Kongreler, İstiklal Marşı sonrası Divan Başkanlarının seçimiyle başladı. Çiftlikte Selim Gültekin, Altunhisar’da Sedat Çağlar Divan Başkanlığı yaptılar.
VALİ YILMAZ ŞİMŞEK, OKUL ZİYARETLERİNE DEVAM EDİYOR
Güvenli okul projesi kapsamında il genelindeki okulları ziyaret ederek; Okul Aile Birliği ve Okul Yönetimleri ile toplantılar düzenleyen Vali Yılmaz Şimşek, Okulların içlerinde ve çevrelerinde incelemelerde bulunup bilgiler aldı.
Vali Yılmaz Şimşek, İçişleri Bakanlığı ve Milli Eğitim Bakanlığı işbirliği ve koordinasyonunda yürütülen Güvenli Okul Projesi kapsamında Niğde Atatürk Anadolu Lisesi, Şehit Efe Osman Apaydın Anadolu Lisesi, Niğde İmam Hatip Ortaokulu ve Şehit Fatih Özdemir İmam Hatip Ortaokullarını ziyaret etti.
Ziyaretlerde okulların yönetimi ve okul aile birlikleri ile gerçekleştirilen toplantılarda okulların güvenliği, güvenlik kamerası yeterliliği, özel güvenlik, madde bağımlılığı, trafik, servis, okulların fiziki durumları, kapasitesi ve eğitim başarısı gibi konu başlıkları görüşüldü.
Yapılan toplantıların ardından sınıfları tek tek gezerek öğrencilerle sohbet eden Vali Yılmaz Şimşek; öğrencilerle yakından ilgilenerek, nasihatlerde bulundu.
Ziyaret sonunda gençlerin geleceğe hazırlanmasında emek veren herkese teşekkür eden Vali Yılmaz Şimşek “Bu buluşmalardan maksadımız Ülkemizin geleceği olan gençlerimizin eğitim aldıkları okullarımızın güvenlik, ulaşım gibi sorunlarını çözüme kavuşturmak ve öğrencilerimizin sorunlarını, taleplerini ve önerilerini dinlemektir.
Gençlerimizin eğitimleri bizler için en önemli vazifelerin başında gelir. Onları, bir takım davranış kurallarını öğrenen, kişiliklerini geliştiren, topluma, vatanına, milletine faydalı bireyler olarak yetiştirebiliyorsak, esas görevimizi yapmış oluruz.” dedi.




4 Kasım 2017 Cumartesi

Gürer: "Türkiye’de 56 bin 742 yabancı sermayeli firmanın faaliyet gösteriyor olması dikkate değer"

Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekçi, CHP Niğde Milletvekili  ve KİT komisyon üyesi Ömer Fethi Gürer’in Türk şirketlerinin yabancı uyruklu ortaklarıyla ilgili soru önergesini yanıtladı. 
Bakan Zeybekçi, ülkemizde yabancı sermayeli 56 bin 742 adet firmanın faaliyet gösterdiğini açıkladı. 
CHP Niğde Milletvekili ve KİT Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, Başbakan Binali Yıldırım tarafından yanıtlanması istemiyle TBMM Başkanlığına sunduğu önergesinde, Türkiye’de faaliyet gösteren yabancı firma sayısı ve bu firmaların Türk ortaklarıyla ilgili sorular yöneltti. CHP Milletvekili Gürer, “Ülkemizde Türk şirketlerinde yabancı uyruklu olarak yer alan ortak kişi sayısı kaçtır? Bu şirketler hangi alanlarda faaliyet göstermektedir.? Şirket merkezi Türkiye'de olup yurt dışında faaliyet gösteren şirket sayısı kaçtır? Kaçı özel, kaçı kamu şirketidir, yoğunlaştıkları iş alanları hangileridir? Kamu kurum ve kuruluşlarınca yurt dışında yer alan şirket ortaklıkları var mıdır?” şeklindeki sorularının yanıtlanmasını istedi. 
CHP Niğde Milletvekili Gürer’in Başbakan Binali Yıldırım’a yönelttiği soru önergesini Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekçi yanıtladı. Zeybekçi, 2017 yılı Eylül ayı itibariyle ülkemizde uluslararası (yabancı) sermayeli 56.742 adet firmanın faaliyet gösterdiğini belirterek, Söz konusu firmaların toplam 54.079 yabancı ortağının bulunduğunu, bunlardan 15.324'ü tüzel kişi, 38.755'i gerçek kişi olduğunu kaydetti. 
YABANCILAR İLK SIRA TOPTAN VE PERAKENDE TİCARET
Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekçi, “Ülkemizde faaliyet gösteren uluslararası (yabancı) sermayeli firmalar faaliyet alanlarına göre sınırlandığında, ilk beş sırada yer alan sektörler; toptan ve perakende ticaret, gayrimenkul kiralama ve iş faaliyetleri, imalat sanayi, ulaştırma, haberleşme ve depolama hizmetleri ile inşaattır” dedi. 
2 BİN TÜRK FİRMASI YURT DIŞINDA FAALİYET GÖSTERİYOR 
Şirket merkezi Türkiye'de bulunan yaklaşık 2000 firmanın yurt dışında faaliyette bulunduğunu açıklayan Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekçi, “Söz konusu firmaların yoğunlaştığı ilk beş sektör; toptan ve perakende ticaret, finans ve sigorta faaliyetleri, ulaştırma ve depolama, inşaat ile tekstil ve giyim eşyaları imalatıdır” açıklamasında bulundu. 
Bakan Zeybekçi, kamu kurum ve kuruluşlarının yurt dışında yer alan şirket ortaklıklarının bulunduğunu da bildirdi.
CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer yabancı uyruklu kişiler yada kuruluşların ülkemizde imalat sanayinden çok hizmet sektörüne yöneldiğini ve kolay yoldan yüksek getiri sağlayan alanları tercih ettiğini ifade ederek: “Su, market vb işler ağır sanayi ya da imalat sanayi gibi külfetli değil daha kolay işlerdir. Yerli müteşebbiste bu işleri yapar esas olan bilgi ve teknoloji ile donanımlı büyük yatırımlar gelmesi ama gelenler Pazar'ı olan kolay getiriye dönüşen alanları öncelikle tercih ediyorlar. 56 742 rakamı ciddi bir yabancı sermaye. Varlığınızda göstergesi. Farklı sorunlar yaşanmaması için bu anlamda da düzenlemelere gidilmelidir" dedi.


ÖDED: “Fatura ödemeleri yetkilendirilmiş ödeme kuruluşlarından yapılmalı”
 
Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK), yetkilendirilmiş ödeme ve elektronik para kuruluşları ile bunların temsilcileri dışındaki kişi ve kuruluşlarca fatura ödemelerine aracılık edilmesinin mümkün olmadığını ve suç teşkil ettiğini açıkladı. Bünyelerindeki kuruluşların faaliyetlerini çok sıkı düzenleme ve denetlemelere tabi olarak yürüttüklerini ifade eden Ödeme ve Elektronik Para Derneği (ÖDED) Başkanı Burhan Eliaçık; “Fatura üreten kurumlar lisans kapsamındaki kuruluşların çalışma taleplerini karşılayarak, yetkisiz şirketlerin oluşumuna engel olabilirler” dedi.
 

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu'ndan (BDDK) fatura ödemelerine ilişkin önemli bir açıklama geldi. 31 Ekim 2017 tarihli açıklamada; yetkilendirilmiş ödeme ve elektronik para kuruluşları ile bunların temsilcileri dışındaki kişi ve kuruluşlarca fatura ödemelerine aracılık edilmesinin mümkün olmadığı ve suç teşkil ettiği duyuruldu. Açıklamada 27 Haziran 2013 tarihinde yürürlüğe giren 6493 sayılı Ödeme ve Menkul Kıymet Mutabakat Sistemleri, Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para Kuruluşları hakkındaki Kanun kapsamında; bankalar, elektronik para kuruluşları, ödeme kuruluşları ve Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketi'nin (PTT) ödeme hizmeti sağlayıcısı olduğu hatırlatıldı.

ÖDED'in temsil ettiği kuruluşların faaliyet izni bulunuyor
BDDK tarafından yapılan açıklamayı değerlendiren Ödeme ve Elektronik Para Derneği (ÖDED) Başkanı Burhan Eliaçık şöyle konuştu: “Ülkemizde Haziran 2013'te çıkarılan 6493 sayılı Kanun ile ödeme ve elektronik para kuruluşları, bankalar ve PTT ödeme hizmetini sunabilmektedir. Gerek BDDK açıklamasında yer alan fatura ödeme hizmeti gerekse Kanun kapsamında belirtilen tüm ödeme hizmetlerinin sadece kanunen yetki verilen diğer kurumlarla ÖDED üyesi ödeme ve elektronik para kuruluşlarından alınması önem arz etmektedir. Vatandaşlarımız, işletmeler ve kurumlar, hem yurtiçinde hem yurtdışında yerleşik Kanuna göre alınması gereken izinleri almaksızın ödeme kuruluşu veya elektronik para kuruluşu gibi faaliyet göstererek Kanuna aykırı hareket eden şirketlerden hizmet almamaya özen göstermelidir. ÖDED'in temsil ettiği ödeme ve elektronik para kuruluşları, çok sıkı düzenleme ve denetlemelere tabi olarak faaliyet izni alıyor ve yine aynı denetimlerden geçerek faaliyetlerini yürütüyor. Zira ÖDED üyesi kuruluşlar; bireylerin ve küçük işletmelerin finansal servislere erişimi, değişen müşteri deneyimi ve beklentilerinin karşılanması, artan güvenlik ve şeffaflık, düşük maliyet ve rekabet ortamını zenginleştirmek üzere çalışıyor. Son olarak dikkat çekmek istediğim bir noktayı paylaşmak istiyorum. Fatura üreten kurumlar, lisans kapsamındaki kuruluşların çalışma taleplerini karşılayarak, yetkisiz şirketlerin oluşumuna engel olabilirler.”