23 Mart 2016 Çarşamba

OKUL SPORLARI BOKS MÜSABAKALARI TAMAMLANDI

Niğde de 2015 – 2016 okul sporları boks Müsabakaları Gençler A ve Gençler B kategorilerinde yapılan final müsabakaları ile sonuçlandı.
75. Yıl Spor Salonunda yapılan müsabakalar sonucunda dereceye giren takımlarla sporcular kupa ve madalya ile ödüllendirildi.

Büyük bir seyirci kitlesiyle seyredilen müsabakaların sonucunda A Grubunda Niğde Atatürk Anadolu Lisesi 1. Mimar Sinan Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi 2. Niğde Cumhuriyet Anadolu Lisesi 3. Niğde Spor Lisesi 4. Olurken, B Grubunda ise Niğde Spor Lisesi 1. Niğde Teknik ve Endüstri Meslek Lisesi 2. Olmuştur.


SÜT ÜRETİMİ
TÜİK Nevşehir Bölge Müdürlüğünün yaptığı açıklamaya göre ;
Ticari süt işletmelerince 2015 yılında toplanan süt miktarında Türkiye, Avrupa Birliği ülkeleri ile kıyaslandığında  yedinci sırada yer aldı
 http://www.irmaksut.com/wp-content/uploads/2014/12/kova.jpg
     
                 Süt üretimi (Bin Ton)
Almanya
31 878
Fransa
25 374
İngiltere
15 194
Hollanda
13 326
Polonya
10 869
İtalya
10 641
Türkiye
8 937
İspanya
6 720
İrlanda
6 591
Danimarka
5 270


Türkiye 2015 yılında Avrupa Birliği ülkeleri ile kıyaslandığında inek peyniri üretiminde ilk on ülke arasında yer aldı
Avrupa Birliği'nde 2015 yılında inek peyniri üretiminde ilk sırada yer alan Almanya'yı sırasıyla Fransa, İtalya, Hollanda ve Polonya izledi. Türkiye, 637 bin 643 ton inek peyniri üretimi ile Avrupa Birliği ülkeleri ile kıyaslandığında altıncı sırada yer aldı.


 GÜRER OVACIK VE BADEMDERE’Yİ ZİYARET ETTİ
“TERÖRÜN SONA ERDİRİLMESİ ADINA HER TÜRLÜ DESTEĞİ VERMEYE HAZIRIZ”


Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer Ovacık ve Bademdere Köylerini ziyaret etti.
 Merkez İlçe Başkanı Kamil Davarcı ve il, ilçe yöneticileri ile Ovacık ve Bademdere’ye gelen Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer yaptığı konuşmalarda terörü lanetlediklerini ve her tür terörün insanlık suçu olduğunu belirtti. “CHP olarak terörün sona ermesi için her türlü desteği veriyoruz. Ülkemizi böldürmeyiz, dirliğimizi, kardeşliğimizi bozdurmayız. Teröre karşı tüm ülke olarak birlik içinde karşı dururuz. Mustafa Kemal Atatürk çizgisi ülkemizde birlik ve beraberliğimizin de çizgisidir. O yoldan ayrılmadan  sorunları çözmek gerekir”dedi.
 Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Milletvekili seçilişinden sonra yaptığı çalışmaları anlattı. Bölgede tarım ve hayvancılıkta yaşanan sorunları TBMM’ye taşıdığını ifade etti. Bazı bakanlarla yaptığı görüşmelerden örnekler verdi. “Bölgenin sorunlarının aşılması adına çalışmalarımıza devam ediyoruz”dedi.
Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer tarım politikasının yeniden ele alınması gerektiğini de söyledi. “Gelecek yıl üreticimiz, çiftçimiz, köylümüz  ne ekeceği önceden bilmeli,  Bu duruma uygun  planlama yapılmalı, fazla ürünün çürümesi düzenli planlama ile engellenmeli, yok olması engellenmeli.  Kendi kaynaklarımızı kendi elimizle yok etmemeli, değer bulmasını sağlamalıyız. Üretici ekeceğini bilsin, satacağını bilsin, edeceği değeri bilsin,  hem üretirken, hem de tüketirken üretenin mağduriyetini, tüketenin de yüksek ücretle ürün almasını sona erdirilmeli” dedi.
 Bademdere’de halıcılık tesisinin kapanmasını ve binanın boş kalmasının da kabul edilemez olduğunu söyleyen CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer “Bölgemizde ne yazık ki el dokuma halılar giderek dokunmaz oluyor. Geçmişte yurt dışına dahi gönderilen halılarımızın üretimi her yıl  makine halıları karşısında geriledi. Oysa el dokuma halının antika değerine kadar ulaşan bir özelliği de vardı. Yeniden halı dokumanın önemsenmesi gerekir” dedi.
 Gürer soruları da yanıtladı. CHP’nin Misaki Milli sınırlar içinde vatanın oluşumu ile doğan bir parti olduğunu belirtti.



NİĞDE MÜSİAD 'A ZİYARET

Ak Parti Niğde Milletvekili Erdoğan Özegen, Ak Parti İl Başkanı Emrah Özdemir ve Merkez İlçe Başkanı Ömer Kılıç Niğde Müsiad üyeleri ile bir araya geldi.
Müsiad Niğde Başkanı Hüsamettin Gümüştepe ziyaret hakkında şu değerlendirmelerde bulundu; ‘’Sayın milletvekilimiz, il başkanımız ve ilçe başkanımıza ziyaretlerinden dolayı çok teşekkür ediyorum. Müsiad üyelerimizle birlikte Niğde’nin ekonomi ve iş dünyasını konuşma fırsatı bulduk. Bizim için gerçekten ufuk açan bir değerlendirme toplantısı oldu. Niğdemizin her alanda gelişmesi bizim en büyük arzumuzdur. Bunun için üyelerimizle birlikte sık sık programlar yaparak girişimlerde bulunuyoruz. Milletvekilimiz ve siyasi parti temsilcilerimizle geniş katılımlı yaptığımız bu toplantımız çok önemli ve faydalı idi ‘’ dedi.

Ak Parti Niğde Milletvekil Erdoğan Özegen; ‘’Müsiad Niğdemiz ve ülkemiz için önemli çalışmalara imza atan bir dernek. Milyonlarca insana iş istihdamı sağlayarak önemli bir göreve imza atıyorlar. Bugün burada değerli Müsiad üyeleri ile bir araya gelerek Niğde ekonomisini ve Türkiye’yi konuştuk. Çok verimli geçti bizim için. Müsiad Başkanımıza ve değerli üyelerine bundan sonraki çalışmalarında başarılar diliyorum ‘’ dedi
Sinemanın Öteki Yüzü Anlatıldı

Niğde Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Kulübü tarafından “Sinema Psikopolitiği” konulu konferans düzenlendi.
Kongre ve Kültür Merkezi Salon 1923’te gerçekleştirilen konferansta Prof. Dr. Şenol Kantarcı, “Sinema Psikopolitiği”, “25. Kare Tekniği” ve “Subliminal Mesaj” konularını anlattı.
Öğrencilerin büyük ilgi gösterdiği konferans öncesi Uluslararası İlişkiler Kulübü Başkanı Burak Köse kısa bir konuşma yaptı. Modern uluslararası politika kalıplarının günden güne geliştiğini aynı zamanda bu alanda verilen eğitim öğretim tekniklerinin de gelişmesinin kaçınılmaz olduğunu ifade eden Köse, politika ve sinema bağlantısının bu noktada öne çıktığını belirterek sinema psikopolitiği konusunun oldukça önemli olduğuna dikkat çekti.
Konuşmacı Akdeniz Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şenol Kantarcı konferansta Amerika’nın Hollywood’u iç ve dış güvenliğinde kullandığını belirterek soğuk savaş dönemindeki Amerikan filmlerinde Rusya’nın kötü gösterilerek dalga geçildiğine dikkat çekti.
“HOLLYWOOD’A HER TÜRLÜ DESTEK SAĞLANILIYOR”
Özellikle büyük paralar harcanan filmlerde bir takım mesajlar verildiğini belirterek sözlerine başlayan Kantarcı, bu mesajların romantik bir filmle bile izleyici tarafından alındığını söyledi. Amerika Birleşik Devletleri’ni örnek göstererek, Hollywood sektörüyle bunun yıllardır yapıldığına ve yapılmaya devam edildiğine dikkat çeken Kantarcı, Amerika’nın ulusal ve uluslararası çıkarları için askeri filmlere her türlü desteği sağladığını ifade etti. Kantarcı, Slyvester Stallone, Chuck Norris, Arnold Sehwanzenegger, Bruce Willis, Steven Seagal, Mel Gibson, Sigouurney Weaver, Denzel Washington, Morgan Freeman ve Ben Affleck gibi aktörlerin de özel olarak yetiştirildiklerine dikkat çekti.
“FİLMLER HEM İÇ GÜVENLİKTE HEM DE DIŞ POLİTİKADA KULLANILIYOR”
Amerikan filmlerinden örnekler izleterek nasıl mesajlar verildiğini anlatan Kantarcı, “Amerika Hollywood’u iki yönde kullanıyor. Birincisi kendi ulusal iç güvenliğinde. İkincisi ise dış güvenliğinde, dış politikada. Filmlerde hem içeriye yönelik birlik, beraberlik olgusunu sağlamaya çalışıyor, hem de dış politikaya yönelik olarak kullanıyor. Batı soğuk savaş döneminde Komünizmle mücadele etti. O dönemde Batı’nın ötekisi Komünizmdir. Dolayısıyla Komünizm sürekli olarak aşağılanıyor ve subliminal olarak insanların beynine bu veriliyor” dedi.
“FİLMLERİN SONUNDA AMERİKAN BAYRAĞI VAR”
Amerika Birleşik Devletleri’nin çok uluslu bir devlet olduğunu hatırlatan Kantarcı, bu çok uluslu devletin birlikte yaşamayı filmlerde işlenen olgularla sağlamaya çalıştığını belirtti. Soğuk savaş döneminde çekilen Rocky 4 filminde Rus dövüşçü tarafından öldürülen Amerikalı zenci için Rocky’nin ağlaması ve intikam almasıyla zencilerle beyazlar arasında birliktelik bağı oluşturulduğuna dikkat çeken Kantarcı, filmde aşağılama ve Ruslar’ı kötü gösterme olduğunu söyledi. Başka Amerikan filmlerinde de Ruslar’ın kötülendiğini ifade eden Kantarcı, Armageddon filmini örnek göstererek, Ruslar’ın teknolojisi ve tipleri gibi olgularla dalga geçildiğini ifade etti.
“AMERİKAN MİLLİYETÇİLİĞİ İŞLENİYOR”
Amerikan filmlerinde zenci ve beyaz birlikteliği ruhunun oluşturulmasının yanında savaş sahnelerinden sonra savaş kaybedilse bile askerlerin geri getirilmesi olgusu bulunduğunu belirten Kantarcı, “Müthiş bir şekilde Amerikan milliyetçiliği işleniyor. Amerikan üstünlüğü lanse edilmeye çalışılıyor. Filmlerde Amerika zor bir durumda kaldığı anda işçi de köylü de kentli de olsa herkes bir araya gelir ve Amerika için çarpışırlar” diye konuştu. Kantarcı, her Amerikan filminin sonunda Amerikan bayrağının olmasına da dikkat çekti.
“ABD, DÜNYANIN TEK HÂKİMİ OLARAK GÖSTERİLİYOR”
Filmlerde üstün Amerikan teknolojisinin izleyicinin beynine nakşedildiğini belirten Kantarcı, Amerikan kahramanlığı ve cesaretinin işlendiğini, Dünyada nerede ters giden bir şey varsa bu sorunu çözme rolünün üstlenildiğini, özellikle Rusya’ya ve komünizme karşı mücadele verildiğini, Ulus devlet anlayışını kendi halkına dayatmak isteyen, milli birlik ve beraberlik ruhunu anlatan filmlerle tek bir bayrak altında tek bir Amerikan milleti ortaya çıkarmak gayesiyle Amerikan milliyetçiliğinin işlendiğini, ideal Amerikan ailesi konularının, sosyal olaylar ve göçmenler meselesinin Amerikan ulusal çıkarlarına göre işlendiğini, küresel egemenliğin, dünyanın tek hâkimi olarak Amerika Birleşik Devletleri’ni gösteren psikolojik tarzlı filmler olduğunu söyledi.

 “SUBLİMİNAL MESAJ GÖNDERMENİN BİRÇOK YOLU VAR”
 Gözle görülemeyecek kadar kısa süre ile ve sık patlayan flaşlarla sinema veya televizyon görüntüsü yoluyla şuur altına iletilen 25. Kareler, reklam afişleri, logolar ve benzer nitelikteki görsel malzemelerin içine saklanmış şekil ve rakamların Subliminal mesajlar olduğunu belirten Kantarcı, örnekler göstererek şunları söyledi:
“Subliminal mesaj göndermenin bir çok yolu bulunuyor. Bu mesajları gözünüz görmüyor gibi geliyor ama beyniniz alıyor. En çok kullanılanları dijital ses kayıtları ile gizlenen mesajlar. İnsanın duyabileceği bir ses aralığı var. Bunun altındaki ve üzerindeki sesleri duyamıyoruz. Bu sesleri köpekler ve yarasalar duyabiliyor. Dinlenen müziklerde subliminal mesajlar verilir. Müzik içindeki gizli mesajı beyniniz dinliyor ama kulağınız duymuyor. Amerika, Irak’a girmeden önce Irak’ta okunan Kur’an dinletilerinde 2 yıl boyunca Irak halkına direnmeyin, yenileceksiniz şeklinde mesajlar verilmiştir.”
25. KARE TEKNİĞİ
25. kare tekniğini de anlatan Kantarcı, “Sinema bandında saat, dakika, saniye olarak diziliş vardır. Saniyeden sonra kare geliyor. Normalde 1 saniyenin içerisinde 24 kare vardır. Bu yavaşlatılarak 25. Kare yükleniyor. 25. Kareyi gözünüz görmüyor, beyniniz alıyor” diyerek örnekler gösterdi. Kantarcı, subliminal ve 25. Kare konularına ilgi duyanların internetten çok sayıda örnek bulabileceğini de sözlerine ekledi.

Konferansın ardından İktisadi ve İdari bilimler Fakültesi Dekan Yardımcısı Yrd. Doç. Dr. Çiğdem Şahin ve Uluslararası İlişkiler Bölümü Başkanı Doç. Dr. Serkan Taflıoğlu tarafından konuşmacı Prof. Dr. Şenol Kantarcı’ya belge ve plaket takdim edildi.