30 Eylül 2017 Cumartesi
Gürer “Obruklar köyleri yutacak boyutlara ulaştı"
CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Niğde Ziraat Odasını ziyaret etti.
CHP Niğde Milletvekili ve KİT komisyon Üyesi Ömer Fethi Gürer, Niğde Ziraat Odası Başkanı Veli Kenar ve yönetim kurulu üyelerini merkez ilçe başkanı Kamil Davarcı ile ziyaret etti.

Gürer büyük tehlikeye dikkat çekerek, “Plansız su tüketimi nedeniyle oluşan obruklar bazı köyleri de içine alır boyutlara ulaştırsa ne olacak? Yeryüzünde doğal su kaynaklarından yeterince yararlanmayıp yer altı sularını çeke çeke hem maliyet açısından sorun yaşıyoruz hem de oluşan obruklarla ciddi bir tehdit ile karşı karşıyayız. Konya bu bağlamda sık sinyal veren arazi dokusuna sahip. Bu ciddi bir risk. Bilim adamları bu soruna da eğilmeli ve süreci deprem gibi takibe almalıdır" dedi. Gürer, su üretiminin yüzde 70’ini elinde bulunduran yabancı sermayeli firmaların kolay yoldan gelir elde etmek için doğal kaynak suları yerine yeraltı sularını kullanmasının da bu olumsuz tabloya katkı sağladığını anlattı.
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Niğde Milletvekili ve KİT Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, Niğde Ziraat Odası Başkanı Veli Kenar’ı ziyaret ederek, Niğde’de tarım ve hayvancılık sektörünün sorunları ve çözüm yollarıyla ilgili görüş alışverişinde bulundu.
Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Niğde Ziraat Odası’na gerçekleştirdiği ziyarette, “Boşa denize akan su kaynaklarının yönü ovalara çevrilmelidir, mevcut su tüketimi köylerimizin altının boşalmasına, obruklara sebebiyet veriyor. Hükümetin bu soruna çözüm bulması gerekiyor. Oluşan obruklar bazı köylerimizi yutacak boyutlara ulaşabilir mi bilim adamları incelemeli ve uyarmalı” diye konuştu.
Doğal kaynak sularının dağlardan denizlere boş yere aktığını söyleyen Ömer Fethi Gürer, “Küresel ısınma, fosil yakıtların bu kadar çok kullanılması ve suyun bu kadar plansız harcanmasıyla geleceğimizi yok ediyoruz” şeklinde konuştu.
Elektrik ve Doğal Gaz Fiyatları, I. Dönem: Ocak - Haziran, 2017
Konutlarda 1 kWh elektrik için ilk altı ayda ortalama 41,3 kuruş ödendi
Konutlarda, 2017 yılı I. dönem(1) elektrik fiyatlarına bakıldığında, en küçük tüketim aralığı(2) olan 1 000 kWh’in altındaki tüketiciler 1 kWh elektrik için ortalama 41,3 kuruş, en büyük tüketim aralığı olan 15 000 kWh ve üstünde ise ortalama 41 kuruş ödedi.
Sanayide 1 kWh elektrik için ilk altı ayda ortalama 25,4 kuruş ödendi
Sanayide, 2017 yılı I. dönem elektrik fiyatlarına bakıldığında, en küçük tüketim aralığı olan 20 MWh(3)altındaki tüketiciler 1 kWh elektrik için ortalama 31,5 kuruş, en büyük tüketim aralığı olan 150 000 MWh üstündekiler ise ortalama 23 kuruş ödedi.
Konutlarda 1 m3 doğal gaz için ilk altı ayda ortalama 109 kuruş ödendi
Konutlarda, 2017 yılı I.dönem nihai kullanıcı doğal gaz fiyatlarına bakıldığında, tüketiciler en küçük tüketim aralığı olan 522 m3 altında 1 m3 doğal gaz için ortalama 112 kuruş, en yüksek tüketim aralığı olan 5 219 m3 ve üstünde ise ortalama 108,2 kuruş ödedi.
Sanayide 1 m3 doğal gaz için ilk altı ayda ortalama 90 kuruş ödendi
Sanayide, 2017 yılı I. dönem nihai kullanıcı doğal gaz fiyatlarına bakıldığında, tüketiciler en küçük tüketim aralığı olan 26 094 m3 altında 1 m3 doğal gaz için ortalama 110,6 kuruş, en yüksek tüketim aralığı olan 104 376 000 m3 üstünde ise ortalama 87,4 kuruş ödedi.
Konutlarda, 2017 yılı I.dönem nihai kullanıcı doğal gaz fiyatlarına bakıldığında, tüketiciler en küçük tüketim aralığı olan 522 m3 altında 1 m3 doğal gaz için ortalama 112 kuruş, en yüksek tüketim aralığı olan 5 219 m3 ve üstünde ise ortalama 108,2 kuruş ödedi.
Sanayide 1 m3 doğal gaz için ilk altı ayda ortalama 90 kuruş ödendi
Sanayide, 2017 yılı I. dönem nihai kullanıcı doğal gaz fiyatlarına bakıldığında, tüketiciler en küçük tüketim aralığı olan 26 094 m3 altında 1 m3 doğal gaz için ortalama 110,6 kuruş, en yüksek tüketim aralığı olan 104 376 000 m3 üstünde ise ortalama 87,4 kuruş ödedi.
Niğde SGK Müdürünü makamında
ziyaret eden Yücel ve Yalçın, Kurum Müdürü Mustafa Aydoğdu’ dan Niğde’ nin
genel durumu ve Kurumda yapılan iş ve işlemler hakkında bilgi aldılar.
Kurum tarafından verilen
hizmetlerden memnun olduklarını belirten Kaymakam Vekilleri, Aydoğdu’ ya
memnuniyetlerini dile getirmelerinin ardından ziyaret sona erdi.
Kızılören Köyündeki Cami Harap Halde
CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Kızılören
köyünde 75 yıllık tarihi caminin harabeye dönmesine kayıtsız kalan yetkililere
tepki gösterdi.

75 yıl önce köy halkının elbirliği ile yaparak ibadete
açtığı camiye bugün yetkililerin duyarsız kalmasına tepki gösteren Kızılören
köyü sakinleri, “O zamanın şartlarında böyle güzel işçiliği olan bir
caminin yıkıma terk edilmesini kabullenemiyoruz. Bizler artık yaşlandık ama bu
camilerde büyük anılarımız var. Çocukluktan itibaren bizler burada ibadet
ettik. Bizim babalarımız, dedelerimiz ellerimizden tutup bizleri ilk olarak bu
camiye getirdiler. Ama şimdi böylesine güzel işçiliği olan camimiz harabeye
dönmüş durumda. İmece usulüyle yaptırılan bu camimizin onarılmasını
istiyoruz” dediler.
CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer ise tarihi bir
caminin yıkılmış ve harabeye dönmüş olmasının kabul edilemez olduğunu söyledi.
Yetkili kurumların, Niğde ve Bor’daki kiliseleri onardığına dikkat çeken
Ömer Fethi Gürer, “Biz o kiliselerin onarılmasına karşı değiliz ancak Kızılören
köyünde bulunan bu tarihi camimizi de onarsınlar. Kızılören köyümüzde halkımızın
çocukluğunda ibadet ettiği bu camimizin de onarılmasını istiyoruz. Yani çok
fazla bir masrafı yok. Burada insanlar dedesiyle, babasıyla
bayram namazına gelmiş, ibadet etmiş. Halkımız bizlere bu camimizin onarılıp
kullanılabilir hale getirilmesi için ricada bulundular. Yetkililerden bu
caminin onarılmasını istiyoruz. Ata, dede yadigârı caminin onarılması gerekir.
Nerede bir tarihi yapımız var ise onarılması taraftarıyız” diye konuştu.
Kalbinizi Ödüllendirin!
29 Eylül Dünya Kalp Günüydü
Kalp ve damar
hastalıkları küresel olarak bir numaralı ölüm sebebidir. Kalp ve damar
hastalıklarına bağlı ölümlerin artarak, 2030 yılında 22,2 milyona ulaşacağı
tahmin edilmektedir. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre 2012 yılında tüm
dünyada bulaşıcı olmayan hastalıklara bağlı ölümlerin yüzde 46,2’si (17,5
milyon) kalp ve damar hastalıkları nedeniyledir.

Davranışsal
risk faktörleri yani; sağlıksız beslenme, yetersiz fiziksel aktivite, tütün
kullanımı ve alkol kullanımı koroner kalp hastalığının %80’inden sorumludur.
Kardiyovasküler hastalıkların çoğu risk faktörleriyle mücadele edilerek
engellenebilir. Risk faktörlerinin kontrolü ile kalp ve damar hastalığı görülme
sıklığının yarıya indirilebileceği bildirilmektedir.
Sağlıksız
beslenme ve yetersiz fiziksel aktivite etkisiyle bireylerde kan basıncında
yükselme, kan şekeri yüksekliği, kan
lipidlerinde yükselme, fazla kilo veya obezite görülür. Sosyal ekonomik
faktörler ve kültürel değişiklikler (küreselleşme, şehirleşme) toplumun
yaşlanması, stres, herediter faktörler kardiyovasküler hastalıkların diğer
belirleyicileridir.
40 yaş üstü her
birey için kardiyovasküler riskin hesaplanması ve varsa davranışsal risk
faktörlerine uygun müdahaleler ile kalp krizi, inme, kalp yetmezliği ve diğer
komplikasyonların gelişmesini önleyebilecek tedbirlerin alınması önerilir.Her
bir bireyin kalp ve damar hastalıklarına yol açan davranışsal risk faktörleri
ile ilgili farkındalığının artırılması ve hasta olmamak için riskli
davranışlarını olumlu davranışlara değiştirmesi için teşvik edilmesi
gereklidir.
Sağlıklı kalmak
ve kalp ve damar hastalığına yakalanma riskinden uzak durmak için;
Sağlıklı beslenin,Düzenli fiziksel aktivite yapın,Tütün
ve tütün ürünleri kullanmayın,Alkol kullanmayın,
Kardiyovasküler riskinizi öğrenenin,Kilolu veya obez olup
olmadığınızı öğrenenin,Kan basıncınızı öğrenenin,Kan şekerinizi öğrenenin,Kan
lipidlerinizi öğrenenin. Hekiminizin verdiği sağlıklı yaşam önerilerine uyun.
Kalbinizi
Ödüllendirin!
REKTÖR KAR 'A ZİYARETLER DEVAM EDİYOR
Ak Parti Niğde İl Başkanı Emrah Özdemir ve yürütme kurulu
üyeleri, Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi rektörlüğüne atanan Prof.Dr.Muhsin
Kar’ı ziyaret ettiler.
Ak Parti Niğde İl Başkanı Emrah Özdemir, Gençlik Kolları
Başkanı Mustafa Özdemir ve yürütme kurulu üyeleri, geçtiğimiz haftalarda Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi
Rektörlüğüne atanan ve görevine başlayan Prof.Dr. Muhsin Kar’ı makamında
ziyaret ederek hayırlı olsun dileklerini ilettiler.

Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi Rektörü Prof.Dr.
Muhsin Kar, Ak Parti Niğde İl Başkanı ve teşkilatına nazik ziyaretlerinden
dolayı teşekkür etti.
29 Eylül 2017 Cuma
Rekabet Kurumu Kararını Verdi
ödeme kuruluşlarının önü açılıyor
Rekabet Kurumu 7 Eylül 2017 tarihli kararıyla, ödeme kuruluşlarının Bonus platformuna erişiminin önündeki engelleri kaldırdı. Bankaların yanı sıra ödeme kuruluşları da artık ödeme sistemlerinde POS hizmeti sunmakta daha aktif hale gelecek. Karardan hem bireyler hem de KOBİ'ler karlı çıkacak.
Rekabet Kurumu 7 Eylül 2017 tarihinde bankaları ve ödeme kuruluşlarını yakından ilgilendiren bir karara imza attı. Kurum, ödeme kuruluşlarının Bonus platformuna erişimlerini yasaklayan hükümlerin sözleşmelerden kaldırılmasına karar verdi. Kararla birlikte ödeme kuruluşlarının birçok banka ile işbirliği yapabilmesinin önü açılıyor. Ayrıca Bonus platformuna erişim konusunda uygulamada görülen bazı aksaklıkların da giderilmesi sağlanıyor. Artık bankalarla yakalanacak işbirliği fırsatları sayesinde ödeme kuruluşları da POS ödeme sisteminde daha aktif rol oynayacak. Ülkemizde ödeme sistemlerinin yaygınlaşmasını ve hizmet alanının genişlemesini sağlayacak bu karar, Ödeme ve Elektronik Para Derneği'nin (ÖDED) yaptığı başvuru sonrasında alındı.
Türkiye'de sunulan ödeme ve elektronik para hizmetlerinin gelişmesine liderlik ederek, tüketicinin ve işletmelerin hayatını kolaylaştıracak güvenli, kolay ve yenilikçi hizmetlere ulaşmasını sağlamayı hedefleyen ÖDED'in başkanı Burhan Eliaçık kararı değerlendirdi. Eliaçık “Bu gelişme, ödeme sistemleri ekosistemi açısından oldukça önemlidir. Artık ÖDED çatısı altındaki tüm ödeme kuruluşlarına ödeme sistemlerinde yer açma zorunluluğu getirilmiş ve kanunun verdiği yetkileri tam olarak kullanabilme fırsatı sağlanmıştır. Karar, hem vatandaşı hem de küçük esnafı yakından ilgilendiriyor. Zira vatandaşlar tamamen kendi tercih ve çıkarları doğrultusunda istedikleri kartı kullanabilecekler. KOBİ'ler ise bu kararla, ihtiyaç duydukları temel ödeme hizmetleri ile tamamlayıcı birçok hizmete daha kolay erişebilecekler. Dolayısıyla pazarlarını genişletecek ve maliyetlerini düşürerek daha etkin rekabet edebilecekler” diye konuştu. Eliaçık sözlerine şöyle devam etti: “Ödeme hizmetinin yaygınlaşması, finansal servislere erişiminin kolaylaştırılması, böylelikle nakitsiz toplum ve kayıtdışılık ile mücadele hedefleri doğrultusunda bankalarla işbirliği olanaklarını sürekli genişletmek istiyoruz. Dolayısıyla bankalarla yaşanan belirsizliklerin giderilmesini sağlaması ve birlikte vatandaşa hizmet verme fırsatının yakalanması açısından, başından beri savunduğumuz görüş yönünde karar verilmesi son derece sevindiricidir.”
ödeme kuruluşlarının önü açılıyor
Rekabet Kurumu 7 Eylül 2017 tarihli kararıyla, ödeme kuruluşlarının Bonus platformuna erişiminin önündeki engelleri kaldırdı. Bankaların yanı sıra ödeme kuruluşları da artık ödeme sistemlerinde POS hizmeti sunmakta daha aktif hale gelecek. Karardan hem bireyler hem de KOBİ'ler karlı çıkacak.
Rekabet Kurumu 7 Eylül 2017 tarihinde bankaları ve ödeme kuruluşlarını yakından ilgilendiren bir karara imza attı. Kurum, ödeme kuruluşlarının Bonus platformuna erişimlerini yasaklayan hükümlerin sözleşmelerden kaldırılmasına karar verdi. Kararla birlikte ödeme kuruluşlarının birçok banka ile işbirliği yapabilmesinin önü açılıyor. Ayrıca Bonus platformuna erişim konusunda uygulamada görülen bazı aksaklıkların da giderilmesi sağlanıyor. Artık bankalarla yakalanacak işbirliği fırsatları sayesinde ödeme kuruluşları da POS ödeme sisteminde daha aktif rol oynayacak. Ülkemizde ödeme sistemlerinin yaygınlaşmasını ve hizmet alanının genişlemesini sağlayacak bu karar, Ödeme ve Elektronik Para Derneği'nin (ÖDED) yaptığı başvuru sonrasında alındı.
Türkiye'de sunulan ödeme ve elektronik para hizmetlerinin gelişmesine liderlik ederek, tüketicinin ve işletmelerin hayatını kolaylaştıracak güvenli, kolay ve yenilikçi hizmetlere ulaşmasını sağlamayı hedefleyen ÖDED'in başkanı Burhan Eliaçık kararı değerlendirdi. Eliaçık “Bu gelişme, ödeme sistemleri ekosistemi açısından oldukça önemlidir. Artık ÖDED çatısı altındaki tüm ödeme kuruluşlarına ödeme sistemlerinde yer açma zorunluluğu getirilmiş ve kanunun verdiği yetkileri tam olarak kullanabilme fırsatı sağlanmıştır. Karar, hem vatandaşı hem de küçük esnafı yakından ilgilendiriyor. Zira vatandaşlar tamamen kendi tercih ve çıkarları doğrultusunda istedikleri kartı kullanabilecekler. KOBİ'ler ise bu kararla, ihtiyaç duydukları temel ödeme hizmetleri ile tamamlayıcı birçok hizmete daha kolay erişebilecekler. Dolayısıyla pazarlarını genişletecek ve maliyetlerini düşürerek daha etkin rekabet edebilecekler” diye konuştu. Eliaçık sözlerine şöyle devam etti: “Ödeme hizmetinin yaygınlaşması, finansal servislere erişiminin kolaylaştırılması, böylelikle nakitsiz toplum ve kayıtdışılık ile mücadele hedefleri doğrultusunda bankalarla işbirliği olanaklarını sürekli genişletmek istiyoruz. Dolayısıyla bankalarla yaşanan belirsizliklerin giderilmesini sağlaması ve birlikte vatandaşa hizmet verme fırsatının yakalanması açısından, başından beri savunduğumuz görüş yönünde karar verilmesi son derece sevindiricidir.”
Gürer: “Bor Meslek Yüksek Okulunun şartları
iyileştirilmeli”
CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer Bor CHP İlçe
Başkanı Erdal Gevrekçi ile sorunlarını sık sık TBMM’de gündeme getirdiği Niğde
Ömer Halisdemir Üniversitesi Bor Meslek Yüksek Okulu’nu ziyaret etti. Okul
Müdürü Prof. Dr. Sedat Serçe ile sohbet eden Gürer, Bor Meslek Yüksek Okulu’nun
şartlarının iyileştirilmesi gerektiğini söyledi.
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Niğde Milletvekili ve KİT
Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi Bor Meslek
Yüksek Okulu Müdürü Prof. Dr. Sedat Serçe’yi ziyaret etti. Bor Meslek Yüksek
Okulu’nun sorunlarını TBMM’de zaman zaman gündeme getirdiğini anımsatan Ömer
Fethi Gürer, “Üniversitemizin gelişimi, Niğde halkına olumlu geri dönüşler
sağlayacaktır. Bor Meslek Yüksek Okulu’nun şartları iyileştirilmelidir. Öğrencilerimizin
sosyal aktivite yapabilecekleri alanları genişletmeliyiz. Öğrencileri okul
şehir bütünleşmesini yaşamalı, okuluna ve ilçesine sahip olma kültürüyle
yetişmeli” dedi.
“LİYAKAT OLMAZSA
GELİŞİM OLMAZ”
Milli Eğitim Bakanlığının uyguladığı eğitim
politikalarının öğrencileri, gelecek nesilleri üretimden uzaklaştırdığını
belirten Gürer, “Ahbap çavuş ilişkisiyle
Milli Eğitim ayağa kalkamayacağı gibi eğitim de nitelikli olmaz. ‘Ben yaparım,
ben dedim’ mantığıyla olmaz. Eğitime yönelik düzenlemeler eğitim kurullarınca
ele alınmalı. Üzerine vazife olmayan siyasiler ülkenin geleceği nesillerin
hayatları üzerine karar vermemeli. Ülkenin kendine göre değerleri var.
Yanlışlık geleceğinle beraber sana olumsuz olarak dönecektir. Liyakat olmazsa
gelişim, üretim, bilim de gelişmez. Eğitim için çaba sarf eden hocalarımızın
siyasi görüşlerine bakmaksızın desteklenmesi gerekir”dedi.
Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi Bor Meslek Yüksek
Okulu Müdürü Prof. Dr. Sedat Serçe, CHP Milletvekili Gürer ve beraberindeki
heyetin ziyaretinden duyduğu memnuniyeti ifade etti. Prof. Dr. Serçe, Bor Meslek
Yüksek Okulu’nun gelişmesinin, başarılı olmasının Niğde adına önemli olduğunu
belirtti.
YAĞMA OLAYINDA TUTUKLAMA
Niğde Emniyet Müdürlüğü Asayiş Ekipleri 21.09.2017
tarihinde, saat 03.30’da Kayseri Yolu üzerinde yağma olayına karışan
şüphelileri yakaladı.
Yakalanan F.G., A.G., F.B. ile M.A. isimli şahıslar
şüpheli olarak Asayiş Şube Müdürlüğü
ekiplerince İl Emniyet Müdürlüğüne getirildi.
Cumhuriyet Başsavcılığına sevk edilen şüphelilerden F.G., F.B. ile M.A. isimli şahısların
tutuklandığı belirtildi.
NİĞDE İL SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜNDE YANGIN TATBİKATI
Niğde il Sağlık Müdürlüğünde 20 Eylül 2017 tarihinde ortak yangın tatbikatı yapıldı.

Tatbikata, Şehir İtfaiyesi personeli, UMKE Personeli ile
112 Acil Sağlık Hizmetleri Personelleri,187 DOĞALGAZ ve POLİS 155 Ekiplerinin
katılımı ile birlikte her iki binanın ortak bahçe alanında olası yangın anında
bina tahliyesi ve hasta kurtarma konulu yangın tatbikatı yapılıp, tatbikatın
arkasından da personellere yangın söndürme tüplerinin kullanılması gösterildi.
Acil durum ekiplerinin olaya anında müdahale etmesi ile
yangın tatbikatı başarı ile tamamlandı. Yangın tatbikatını kurumdan katılan
personeller ile çevreden gelen vatandaşlar da ilgi ile izlediler..
VALİ YILMAZ ŞİMŞEK, KONAKLI’DA ÖĞRENCİLERLE BİR ARAYA
GELDİ
Bir takım incelemelerde bulunmak üzere Konaklı Kasabasını
ziyaret eden Vali Yılmaz Şimşek, Konaklı İlk ve Orta Öğretim Okulunu ziyaret
ederek öğrencilere derslerinde başarılar diledi.

Öğretmenlerle gerçekleştirdiği toplantının ardından tek
tek sınıfları gezerek ders işleyen öğrencilere tarih, İngilizce ve matematik konularında
sorular soran Vali Yılmaz Şimşek, aldığı yanıtlardan memnuniyet duyduğunu
belirterek, öğrencilere okul genelinde ve ulaşımla ilgili yaşanan sorunları
olup olmadığını sordu.
Gerçekleştirdiği ziyaret ve incelemenin ardından
değerlendirmede bulunan Vali Yılmaz Şimşek; Geleceğimizin teminatı olan
çocuklarımızın eğitim gördükleri il, ilçe, belde ve köylerimizde bulunan
okullarımızın hem fiziki imkânlarını, hem de nitelikleri artırmak için neler
yapabiliriz görmek için eğitim birimlerimizi, okullarımızı ziyaret ediyoruz.
Devletimizin en önemli hizmeti eğitimdir. Bu nedenle her
gittiğimiz yerde mutlaka bu ülkenin geleceği çocuklarımızı ziyaret etme
gayretinde olacağız.” dedi.
GÜRER BALIK YETİŞTİRİCİLİĞİNİ GÜNDEME TAŞIDI

CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer’in sorularını
yanıtlayan Bakan Fakıbaba-“Bakanlığımızca su ürünleri ile ilgili faaliyetler
1380 sayılı Su Ürünleri Kanunu hükümleri ve diğer alt mevzuat hükümleri
doğrultusunda yürütülmektedir.”dedi. Bakan Fakıbaba-“Su ürünleri
yetiştiriciliği sektöründe 1.901 'i iç sularda, 425'i denizlerde olmak üzere
toplam 2.326 adet tesis bulunmaktadır. Bakanlığımızdan onaylı su ürünleri
yetiştiricilik belgesine sahip, Su Ürünleri Kayıt Sistemine (SKS) kayıtlı ve
entansif şekilde yetiştiricilik yapan üreticiler su ürünleri yetiştiricilik
desteklemelerinden yararlanmaktadır.2003-2016 döneminde su ürünleri
yetiştiriciliğine toplam 1,3 Milyar TL destek ödenmiştir. Bakanlığımızın
29.06.2004 tarihli ve 25507 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Su Ürünleri
Yetiştiriciliği Yönetmeliği'nin 23'üncü maddesi kapsamında; yetiştiricilik
tesislerinde rutin denetimler her yılın Nisan, Mayıs ve Haziran aylarında,
kuluçkahaneler için ise, Mart ayında yapılmaktadır” dedi.
6 İLDE KULUÇHANE TESİSİ VAR
Ömer Fethi Gürer’in sorusuna verdiği yanıtta Bakan
Fakıbaba: “ Ülkemizde iç su balıkları için 612 Milyon yavru/yıl kapasiteye
sahip 51 adet ve deniz balıkları için 760 Milyon yavru/yıl kapasiteli 22 adet
kuluçkahane tesisi mevcuttur. Ülkemizde deniz balıkları yavru üretimini
gerçekleştiren kuluçkahane tesisleri Muğla, Aydın, İzmir, Adana, Çanakkale ve
Hatay İllerinde bulunmaktadır.
Ülkemizde iç su balıkları üretimini gerçekleştiren
tesislerimizden 300 den fazlası kendi yavrusunu üretecek kuluçkahanelere sahip
olmakla beraber sadece yavru üretimi gerçekleştirerek diğer işletmelerin yavru
ihtiyacını karşılayan yüksek kapasiteli kuluçkahane tesislerimizde
bulunmaktadır. Bu tesisler Muğla, Elazığ, Kayseri, Aydın, Sivas, Samsun,
Bilecik, Kahramanmaraş ve Van İllerinde bulunmaktadır. Ülkemizden ihraç edilen
ve herhangi bir nedenle Ülkemize geri dönen ürünlere resmi kontroller
kapsamında, pestisit de dâhil gıda güvenilirliği yönüyle analizler
yaptırılmakta ve resmi kontrol sonucunda Ülkemiz mevzuatına uygun olan
ürünlerin yurda girişine izin verilmektedir.
Ülkemize ithalatı yapılmak istenen yem hammaddeleri ile
ilgili ithalat aşamasında yapılan resmi kontrol sonucunda Ülkemiz mevzuatına
uygun ürünlerin yurda girişine izin verilmektedir.
Su ürünleri yetiştiriciliği üretimi ve işleme
teknolojilerindeki gelişmelere paralel olarak su ürünleri ihracatımızda da
önemli bir artış görülmektedir. 2015 yılında 692 Milyon dolar olan su ürünleri
ihracatımız, 2016 yılında 790 Milyon dolara ulaşmıştır.”dedi.
Niğde Kamu Hastaneleri Birliği Genel
Sekreterinden Rektöre Ziyaret
Niğde Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreteri Dr. Hidayet Çınar, Rektör Prof. Dr. Muhsin Kar’a tebrik ziyaretinde bulundu.
Rektörlük makamında gerçekleştirilen ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getiren Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Muhsin Kar, Dr. Hidayet Çınar’a teşekkür ederek, kendisiyle hatıra fotoğrafı çektirdi.
Ziyaret, karşılıklı iyi dileklerin ardından sona erdi.
28 Eylül Dünya Kuduz Günü

Kuduz insanlar dahil bütün sıcakkanlı memelilerde görülebilen, beyine yerleşerek felçlere yol açan ve ölümle sonuçlanan bir virüs hastalığıdır.
Ülkemizde kurt, tilki, çakal, yaban kedisi, kokarca ve gelincik gibi vahşi hayvanlarla; köpek, kedi, sığır, koyun, keçi ve at gibi evcil hayvanlar hastalığa yakalanabilen hayvanlardır. Ülkemizde kuduzu insanlara en çok bulaştıran hayvanlar ise başıboş köpeklerdir.
Kuduzun insanlarda belirtileri nelerdir?
Hastalık belirtileri virüsün vücuda girmesinden itibaren yaklaşık 3-8 hafta sonra ortaya çıkar.
Hastalık insanlarda ilk önce halsizlik, ateş, iştahsızlık, bulantı, baş ve boğaz ağrısı gibi hastalığa özel olmayan belirtilerle başlar.
Isırık yeri ve çevresinde ağrı ve kaşıntı görülebilir.
Yutak felci sebebiyle kuduzun karakteristik belirtisi olan sudan korkma görülür.
Daha sonra hasta komaya girer ve ölüm meydana gelir.
Hastalığın belirtileri görülmeye başladıktan sonra ölüm kaçınılmazdır.Kuduz nasıl bulaşır?
Kuduza yakalanmış bir hayvanın (ülkemizde çoğunlukla başıboş köpekler) ısırmasıyla,
Kuduz hayvanın salyasının açık yaraya, kesik, sıyrık veya çatlak deriye; göz, ağız veya buruna temas etmesiyle,
Kuduz hayvanın tırmalaması sonucu meydana gelen yaralanmalarla (hayvanın tırnağı kendi salyasıyla bulaşık olabilir),
Kuduz hayvanın salyasıyla bulaşık malzemenin (tasma, yular ve dizgin gibi) bütünlüğü bozulmuş deriye temasıyla,
Kuduz hayvanın etinin ve sütünün çiğ olarak tüketilmesiyle.Kuduzdan korunmak için neler yapılmalıdır?
Kedi ve köpekler kuduza karşı mutlaka aşılattırılmalıdır.
Evcil hayvanların, başıboş ve/veya vahşi hayvanlarla temas etmesine engel olunmalıdır.
Çevrede başıboş, hasta, garip davranışlar sergileyen veya ölmüş hayvan görüldüğünde ilgili yerler haberdar edilmelidir (belediyeler, muhtarlıklar, Tarım İl ve İlçe Müdürlükleri gibi)Kuduz şüpheli temas söz konusu olduğunda neler yapılmalıdır?
Yara veya ısırık bölgesi hiç vakit kaybedilmeden bol akarsu ve sabunla iyice yıkanmalı ve arkasından tentürdiyot gibi iyotlu antiseptikler uygulanmalıdır.
Göz, ağız veya burun şüpheli temasa maruz kalmışsa, bu bölgeler birkaç dakika içinde bol suyla yıkanmalıdır.
Kuduz şüpheli temasa maruz kalan kişi yukarıda belirtilen uygulamaları yaptıktan sonra derhal en yakın sağlık kuruluşuna müracaat etmeli ve hekimin düzenleyeceği aşılama programını aksatmadan uygulamalıdır.Kuduz hastalığının tedavisi var mıdır?
Kuduz hastalığının belirtileri ortaya çıktıktan sonra tedavisi imkânsızdır; hastalık ölümle sonuçlanır."
Gürer Bor Kaymakamı ziyaret etti
CHP Niğde Milletvekili ve KİT Komisyonu üyesi Ömer Fethi
Gürer ve CHP İl Yönetim Kurulu Üyesi Şadan Eriç, Bor İlçe Başkanı Erdal
Gevrekçi, Hüseyin Yalçın ve Mahmut Soyhan ile birlikte Bor Kaymakamı Bekir
Sıtkı Dağ'ı makamında ziyaret etti.
Gerçekleştirilen ziyarette Bor'un kültürel ve tarihi
dokusunun zenginliğine değinildi.

Bor kaymakamı Bekir Sıtkı Dağ Cumhuriyet Halk Partisi
Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer ve partililere ziyaretlerinden dolayı
teşekkür etti. Bor ilçesinin tarihi ve kültürel zenginlikleri adına çalışmalar
yapacağını ifade etti. Bor kaymakamı Bekir Sıtkı Dağ her kesimin desteğini
almanın Bor'un gelişimi için önemine değindi.
Niğde Belediyesinden Projeler Hayata Geçiriliyor
Niğde Belediye Başkanı Faruk Akdoğan, gelişen Niğdenin temposunu daha da artırmak, şehri daha yaşanabilir hale getirmek için mega projeleri hayata geçiriyor. Bu kapsamda yeni hal kompleksi, 368 dükkanlı sanayi sitesi ve DSİ’yle birlikte yürütülen Kızılca Deresi ıslah projesinde çalışmalar bitme aşamasına geldi.
YENİ HAL KOMPLEKSİ

57 bin metrekare arazi üzerinde inşa edilecek Yeni Hal Kompleksi’nin 8 bin750 metrekare kapalı alandan oluşacağını belirten Başkan Akdoğan, modern yapıda inşa edilen komplekste her biri 153 metrekareden oluşan 48 adet işyerinin olacağını işyerlerinin içinde dinlenme odaları, lavabo, duş ve yazıhanelerin yer alacağını belirtti. İşyerlerinin ön girişlerinin seksiyonel, arka girişlerinin ise raylı kapıdan oluşacağını ve bu sayede nakliye araçlarının çok rahat bir şekilde giriş -çıkış yapabileceğini söyleyen Başkan Akdoğan Yeni Hal Kompleksi’nde araç parkı konusunda sorun yaşanmaması için de 76 araçlık otopark ve otoparkın yanısıra 2 adet de sosyal alanın yer alacağının vurgusunu yaptı.
368 DÜKKANLI SANAYİ SİTESİ
Başkan Akdoğan şehir içinde kalan eski sanayi sitesinin yetersiz olduğunu ve 368 dükkanlı sanayi sitesinin de yine Hıdırlık Mevkii’ne yapılacağını kaydetti. Eski sanayi sitesinin taşınmasıyla bölgenin hem sanayiden arındırılacağını vurgulayan Belediye Başkanı Faruk Akdoğan hemde modern bir çehreye kavuşacağının altını çizdi.
KIZILCA DERESİ ISLAH PROJESİ
Devlet Su İşleri(DSi)’yle birlikte yürütülen Kızılca Deresi ıslah projesinde devam eden çalışmaların yüzde 50 aşamasına geldiğini açıklayan Akdoğan ıslah çalışmalarının tamamlanmasıyla o bölgedeki vatandaşların şikayetlerinin tamamen ortadan kalkacağını müjdeledi.
Niğde Belediyesi’nin şehrin hızlı gelişimine ayak uydurarak çalışmalara yoğun bir şekilde devam ettiğini belirten Belediye Başkanı Faruk Akdoğan,’’ Niğde Belediyesi gelişen Niğde’nin temposunu daha da artırarak çalışan, gelişen belediyeciliğe kapıyı aralamış şekilde yoluna son sürat devam eden bir belediye’’ dedi.
NİĞDE’DE ULUSAL BİYOLOJİK ÇEŞİTLİLİK ENVANTER VE İZLEME
PROJESİ ÇALIŞTAYI BAŞLADI
Türkiye'nin sahip olduğu biyolojik zenginliğin ortaya
konulması ve korunması amacıyla Orman ve Su İşleri Bakanlığı, Doğa Koruma ve
Milli Parklar Genel Müdürlüğü tarafından 81 ilde başlatılan ‘Ulusal Biyolojik
Çeşitlilik Envanter ve İzleme Projesi'nin 3 gün devam edecek olan Niğde
çalıştayı Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesinde başladı.

Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın
okunmasıyla başlayan programda konuşan vali Yılmaz Şimşek, Anadolu
coğrafyasının sahip olduğu biyolojik zenginliğin ortaya çıkarılmasını ve
korunmasını hedefleyen projenin önemine değinerek; “Şüphesiz ki, Orman ve Su
İşleri Bakanlığı Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü tarafından
ülkemiz genelinde böyle bir projenin başlatılması ve bu projeye Niğde’nin de
dahil edilmesi ilimiz adına çok sevindirici ve memnuniyet vericidir.” dedi.
Vali Yılmaz Şimşek, konuşmasının devamında “İlimizde
yapılan çalışmaların tanıtıldığı ve sonuçların paylaşılacağı bu çalıştayın;
İlimizdeki biyolojik çeşitliliğin etkin korunmasına ve sürdürülebilir
kullanımının sağlanmasına, Doğa koruma, doğal kaynak yönetimi ve arazi kullanım
planlarının yapılması noktasında geliştirilecek yatırım projelerinin
yönlendirilmesine büyük katkı sağlayacağına yürekten inanıyorum.
Yine; İlimizde yürütülen çalışmalar neticesinde ortaya
çıkan sonuçların Genel Müdürlük tarafından oluşturulan “Nuh’un gemisi” adlı veri
tabanında kayıt altına alınacak olması ve vatandaşlarımızın istifadesine
sunulacak olması da ayrıca sevindiricidir.
Muhakkak ki; Oluşturulacak bu veri tabanı insanlık ve
gelecek nesillerimiz için oldukça önemlidir.
Ümit ediyorum ki, ilimizin zenginliklerinin ortaya
çıkarılması adına yapılan bu tür çalışmalar ve projeler Üniversitemizin de
desteği ile artarak devam eder. Ve bu çalışmalar halkımızın refah ve
mutluluğunun gelişmesine katkıda bulunur.” İfadelerine yer verdi.
Konuşmaların ardından program, uzmanlar tarafından sunum
eşliğinde projenin anlatılması ve soru cevap şeklinde devam etti.
28 Eylül 2017 Perşembe
Ekonomik Güven Endeksi, Eylül 2017
Ekonomik güven endeksi 102,8 oldu
Ekonomik güven endeksi Eylül ayında bir önceki aya göre %3 oranında azalarak 106 değerinden 102,8 değerine düştü. Ekonomik güven endeksindeki düşüş, inşaat sektörü, tüketici, perakende ticaret sektörü ve hizmet sektörü güven endekslerindeki düşüşlerden kaynaklandı.
Eylül ayında inşaat sektörü güven endeksi 83,5 değerine, tüketici güven endeksi 68,7 değerine, perakende ticaret sektörü güven endeksi 105,9 değerine ve hizmet sektörü güven endeksi 103,3 değerine geriledi. Eylül ayında reel kesim (imalat sanayi) güven endeksi ise 110,8 değerine yükseldi.
GÜRER: “NİĞDE’DE SULAMA SUYU SORUNU ÇÖZÜM BEKLİYOR”
DİKİLİTAŞ KÖYÜNDE TOPLULAŞTIRMA YAPILDI, YOL BEKLENİYOR ,ÇİFTÇİ PERİŞAN

GÖLET SU KAÇIRIYOR, TONLARCA SU BOŞA AKIYOR
Gürer: “Dikilitaş Kasabasının 6 Km Güney Batısında Aşlama, İçmeli, Yarhisar Köyleri arasında yer alan gölet 1987 yılında başladı. 10 yılda tamamlandı. Ancak su sızdırması nedeni ile gölet gerekli faydayı sağlamadı. Yapılan incelemelerde suyun % 74 sızıntı ile gittiği de saptandı. Bu anlamda yapılan çalışmalar fayda vermedi. Köy halkı gölet sorunun çözülmesini ayrıca kapalı olan su kuyularının açılmasını istediler. Dikilitaş Göletinin su kaçırması önlenmelidir. Sulama göletinin varlığı tarım açısından önemli. Bölgede su sorun, ürün değer bulmayınca göç arttı. Nüfus düştü. Gölet sorununu çözümü için çalışmalarımız devam edecek. Bunun yanında göletin onarılmasıyla beraber 2002 yılından bu yana 6 adet su kuyusu kapalı, su kuyuları çalıştırılamıyor. Niğde İl Özel İdaresi’ne, Devlet Su İşleri’ne defalarca müracaat edilmesine rağmen sorun aşılamamış, kuyular kullanılır kılınmalıdır” diye konuştu.
TAPULAR DAĞITILACAK YOLLAR YOK
Cumhuriyet Halk Partisi Niğde Milletvekili ve KİT Komisyonu üyesi Ömer Fethi Gürer, Dikilitaş Köyü ziyaretinde toplulaştırma neticesinde yapılacak yollara da değindi. Yolların bir an önce bitirilmesi gerektiğini belirten Gürer, “Toplulaştırmalar yapıldı. Burada da Tırhan’da olduğu gibi yol sorunu var, tarla gidiş yolları hala bitirilememiş vaziyette. Bir an önce sorun giderilsin” dedi.
TARİHİ ESERLER GÜNYÜZÜNE ÇIKARILMALI
CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Dikilitaş köyünü ziyaretinde köyün tarihi eserlerine de dikkat çekti. Gürer, “Dikilitaş Kasaba iken Niğde Kapadokya Başkenti kitabımı yazdığım dönemdi. O süreçte tarihi dokuları tek tek gezdim. Ne yazık ki kasaba köy oldu. İl Özel İdaresi; tarihi kilise, şapel, çeşme, kale, yüzyıllar öncesine dayanan kral mezarları, tarihi konakları ve yer altı yerleşmelerini turizm amaçlı sahiplenmelidir. Köy halkı, köyde tarihi kilisenin bulunduğu alanda halıcılık okuluna ait üretim atölyesinin kapatılmasına tepkili. Bunun yanında adeta tarih fışkıran köyümüzde yeni yapılacak bilimsel kazılarla beraber yeni anıtların, tarihi mezarların açığa çıkarılması lazım. Yerli ve yabancı turistin ilgisini çekecek değerde öneme sahip köyümüzün daha fazla ilgi görmesi gerekiyor” diye konuştu.
27 Eylül Dünya Okul Süt Günü
"Süt, bebeklikten yaşlılığa kadar vücudun gelişmesi, güçlenmesi ve sağlığın korunması için gerekli besin öğelerini içeren çok önemli bir besindir. Bu yüzden insan vücudu için kolayca sindirilebilir ve rahatlıkla kullanılabilir.

Süt vitaminler,enzimler ve birçok yararlı maddeyi bünyesinde taşımaktadır. Günde bir bardak süt içen bir çocuk protein ihtiyacının % 35’ini, kalsiyum ihtiyacının %52’sini, B12 vitamini ihtiyacının %98’ini karşılayabilmektedir. Yapısında bulunan yağ asitleriyle çocuğun beyin gelişimi için gereklidir. Günde en az iki bardak sütiçerek vücudun vitamin ve mineral ihtiyacı karşılanmaktadır.
Yapılan araştırmalar, ülkemizde süt ve süt ürünleri tüketim düzeyinin önerilen miktarların çok altında olduğunu göstermektedir. Türkiye’de kişi başına düşen süt tüketimi yıllık 24 litre civarındadır. Bu miktar birçok Avrupa ülkesinde 100 litrenin üzerindedir. İçecekler arasında çay, su ve özellikle gazlı içeceklerden sonra süt tüketimi 4. sırada bulunmaktadır. Süt ve süt ürünlerinin teşvik edilmesi, bu konuda toplumda bir bilinç oluşturulması amacıyla dünyada her yıl 27 Eylül “Dünya Okul Süt Günü” olarak kutlanmaktadır."
Yaz saati uygulaması için yürütmeyi durdurma kararı
Geçtiğimiz yıl yürürlüğe giren yaz saati
uygulaması için Danıştay Dava İdareleri Kurulu'ndan yürütmeyi durdurma kararı
geldi.
Gün Işığından daha fazla yararlanmak amacıyla bütün
yurtta yaz saati uygulanması hakkında için açılan davada yürütmeyi durdurma
kararı çıktı.
YERLİ ÜRETİM PATATESLER DÜZENLENEN TÖRENLE HASAT EDİLDİ
Niğde'de Patates Araştırma Enstitüsü tarafından
geliştirilen tohumlarla yetiştirilen 8 çeşit yerli patates törenle hasat
edildi.

Saygı duruşunda bulunulması ve istiklal Marşımızın
okunması ile başlayan törende açılış konuşmasını Patates Araştırma Enstitüsü
Müdürü Uğur Pırlak yaptı.
Tarım Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Durali Koçak ve TBMM
idare Amiri AK Parti Niğde Milletvekili Erdoğan Özegen’in selamlama konuşması
yaptığı törende Enstitüde gerçekleştirilen çalışmalar, slayt gösterisi ile
katılımcılara tanıtıldı.
Yerli patates çeşitleri olan Fatih, Onaran 2015, Nahita,
Nam, Ünlenen, Muratbey, Çağlı ve Leventbey’in tanıtıldığı törende konuşan Vali
Yılmaz Şimşek ise patates tohumunda dışa bağımlılığı sona erdirmenin ve tohum
üreten bir ülke durumuna gelmenin ekonomiye sağladığı katkı bakımından çok
büyük önem taşıdığının altını çizdi.
Patates Araştırma Enstitüsünün ıslah çalışmalarını hız
kesmeden sürdürdüğünü belirten Vali Yılmaz Şimşek, "Sevinerek ifade
etmeliyim ki; Enstitümüz bünyesinde görevli tarım mühendislerimizin yaptığı
Ar-Ge çalışmaları sonucunda 2017 yılı itibarıyla 8 adet milli patates çeşidi
ülke tarımına kazandırıldı. Yine her yıl en az 2 yerli çeşit tescile sunulacak
şekilde patates ıslah çalışmaları değişik projelerle devam ediyor." dedi.
Gerçekleştirilen törenin ardından Valimiz Sayın Yılmaz ve beraberindeki
Protokol Üyeleri, yerli tohumlardan elde edilen patatesin yetiştirildi tarlada
hasat yaptılar.
Gelir ve Yaşam Koşulları Araştırması Bölgesel Sonuçları, 2016
En yüksek gelir TR51 (Ankara) Bölgesine ait oldu
Türkiye’de ortalama yıllık eşdeğer hanehalkı kullanılabilir fert geliri 2016 yılında 19 bin 139 TL iken, İBBS 2. Düzey bölgeleri itibarıyla en yüksek olduğu bölge, 26 bin 486 TL ile önceki yıl olduğu gibi yine TR51 (Ankara) oldu. Bu bölgeyi, 26 bin 041 TL ile TR10 (İstanbul) Bölgesi ve 23 bin 612 TL ile TR31 (İzmir) Bölgesi izledi.
Ortalama yıllık eşdeğer hanehalkı kullanılabilir fert gelirinin en düşük olduğu bölgeler ise 8 bin 679 TL ile TRC3 (Mardin, Batman, Şırnak, Siirt), 8 bin 794 TL ile TRC2 (Şanlıurfa, Diyarbakır) ve 11 bin 088 TL ile TRB2 (Van, Muş, Bitlis, Hakkari) şeklinde sıralandı.
Gini katsayısı bölgeler itibarıyla 0,315 ile 0,414 arasında değişti
Gelir dağılımı eşitsizliği ölçütlerinden olan Gini katsayısı, sıfıra yaklaştıkça gelir dağılımında eşitliği, bire yaklaştıkça gelir dağılımında bozulmayı ifade etmektedir.
Gini katsayısı Türkiye’de 2016 yılı itibarıyla 0,404 iken, bu değerin en düşük olduğu bölgeler; 0,315 ile TR81 (Zonguldak, Karabük, Bartın) ve TRA1 (Erzurum, Erzincan, Bayburt) ve 0,317 ile TR42 (Kocaeli, Sakarya, Düzce, Bolu, Yalova) oldu.
Gini katsayısının en yüksek olduğu bölgeler ise 0,414 ile TR62 (Adana, Mersin), 0,413 ile TR10 (İstanbul) ve 0,412 ile TRB2 (Van, Muş, Bitlis, Hakkari) oldu.
P80/P20 oranı en yüksek bölge TR62 (Adana, Mersin) oldu
P80/P20 oranı, en yüksek gelire sahip yüzde 20’lik grubun gelirinin en düşük gelire sahip yüzde 20’lik grubun gelirine oranı şeklinde hesaplanmaktadır. Buna göre 2016 yılında Türkiye'deki en zengin yüzde 20'lik grubun geliri en yoksul yüzde 20'lik grubun gelirinin 7,7 katı oldu.
P80/P20 oranının en düşük olduğu bölgeler 4,5 ile TR81 (Zonguldak, Karabük, Bartın), 4,8 ile TR42 (Kocaeli, Sakarya, Düzce, Bolu, Yalova), 4,9 ile TRC1 (Gaziantep, Adıyaman, Kilis) bölgeleri oldu. TR62 (Adana, Mersin) (8,1), TRB2 (Van, Muş, Bitlis, Hakkari) (7,7) ve TR10 (İstanbul) (7,4) bölgeleri ise bu oranın en yüksek olduğu bölgeler oldu.
Göreli yoksulluk oranı en düşük bölge TR81 (Zonguldak, Karabük, Bartın) oldu
Her bölge için eşdeğer hanehalkı kullanılabilir fert medyan gelirinin yüzde 50’si temelinde hesaplanan yoksulluk sınırına göre, gelire dayalı göreli yoksulluk oranının en yüksek olduğu bölgeler; %15,9 ile TR62 (Adana, Mersin), %14,7 ile TR61 (Antalya, Isparta, Burdur) ve %14,2 ile TR21 (Tekirdağ, Edirne, Kırklareli) oldu.
Göreli yoksulluk oranının en düşük olduğu bölgeler ise %5,1 ile TR81 (Zonguldak, Karabük, Bartın), %7,7 ile TR33 (Manisa, Afyon, Kütahya, Uşak) ve %7,8 ile TR90 (Trabzon, Ordu, Giresun, Rize, Artvin, Gümüşhane) bölgeleri oldu.
Gelir dağılımı eşitsizliği ölçütlerinden olan Gini katsayısı, sıfıra yaklaştıkça gelir dağılımında eşitliği, bire yaklaştıkça gelir dağılımında bozulmayı ifade etmektedir.
Gini katsayısı Türkiye’de 2016 yılı itibarıyla 0,404 iken, bu değerin en düşük olduğu bölgeler; 0,315 ile TR81 (Zonguldak, Karabük, Bartın) ve TRA1 (Erzurum, Erzincan, Bayburt) ve 0,317 ile TR42 (Kocaeli, Sakarya, Düzce, Bolu, Yalova) oldu.
Gini katsayısının en yüksek olduğu bölgeler ise 0,414 ile TR62 (Adana, Mersin), 0,413 ile TR10 (İstanbul) ve 0,412 ile TRB2 (Van, Muş, Bitlis, Hakkari) oldu.
P80/P20 oranı en yüksek bölge TR62 (Adana, Mersin) oldu
P80/P20 oranı, en yüksek gelire sahip yüzde 20’lik grubun gelirinin en düşük gelire sahip yüzde 20’lik grubun gelirine oranı şeklinde hesaplanmaktadır. Buna göre 2016 yılında Türkiye'deki en zengin yüzde 20'lik grubun geliri en yoksul yüzde 20'lik grubun gelirinin 7,7 katı oldu.
P80/P20 oranının en düşük olduğu bölgeler 4,5 ile TR81 (Zonguldak, Karabük, Bartın), 4,8 ile TR42 (Kocaeli, Sakarya, Düzce, Bolu, Yalova), 4,9 ile TRC1 (Gaziantep, Adıyaman, Kilis) bölgeleri oldu. TR62 (Adana, Mersin) (8,1), TRB2 (Van, Muş, Bitlis, Hakkari) (7,7) ve TR10 (İstanbul) (7,4) bölgeleri ise bu oranın en yüksek olduğu bölgeler oldu.
Göreli yoksulluk oranı en düşük bölge TR81 (Zonguldak, Karabük, Bartın) oldu
Her bölge için eşdeğer hanehalkı kullanılabilir fert medyan gelirinin yüzde 50’si temelinde hesaplanan yoksulluk sınırına göre, gelire dayalı göreli yoksulluk oranının en yüksek olduğu bölgeler; %15,9 ile TR62 (Adana, Mersin), %14,7 ile TR61 (Antalya, Isparta, Burdur) ve %14,2 ile TR21 (Tekirdağ, Edirne, Kırklareli) oldu.
Göreli yoksulluk oranının en düşük olduğu bölgeler ise %5,1 ile TR81 (Zonguldak, Karabük, Bartın), %7,7 ile TR33 (Manisa, Afyon, Kütahya, Uşak) ve %7,8 ile TR90 (Trabzon, Ordu, Giresun, Rize, Artvin, Gümüşhane) bölgeleri oldu.
Alpaslan Kavaklıoğlu’ndan Rektöre Ziyaret
Rektör Kar’ın makamında gerçekleştirilen ziyarette Milletvekili Alpaslan Kavaklıoğlu Prof. Dr. Muhsin Kar’ı tebrik ederek, kendisine yeni görevinde başarılar diledi.Ziyaret karşılıklı iyi dilek ve temennilerin ardından sona erdi
Katı Yakıtlar, Temmuz 2017
En fazla üretim ve teslimat linyitte gerçekleşti
Katı yakıtların 2017 yılı Temmuz ayı toplam satılabilir üretim miktarlarına bakıldığında; taşkömürünün 120 bin 457 ton, linyitin 4 milyon 880 bin 347 ton ve taşkömürü kokunun 382 bin 784 ton, teslimat(1)miktarlarına bakıldığında ise; taşkömürünün 3 milyon 347 bin 383 ton, linyitin 4 milyon 900 bin 204 ton ve taşkömürü kokunun 432 bin 303 ton olarak gerçekleştiği görüldü.
Üretimin teslimatları karşılama oranı en düşük taşkömüründe gerçekleşti
Üretilen katı yakıtların teslimatları karşılama oranı(2) %3,6 ile en düşük taşkömüründe gerçekleşti. Bu oran taşkömürü kokunda %88,5 iken linyitte %99,6 olarak hesaplandı.
Taşkömürü ve linyit teslimatı en fazla termik santrallere yapıldı
Katı yakıtların teslimat yerlerine göre dağılımı incelendiğinde; taşkömürü teslimatının %56,4’ü termik santrallere, %14,8’i kok tesislerine, %5,5’i demir-çelik haricindeki sanayiye yapılırken linyit teslimatının %87,1’i termik santrallere yapıldı. Taşkömürü kokunun ise %97,6’sı demir-çelik sanayine sevk edildi.
BAKAN: “AKARYAKITTA VERGİ YÜKÜ AZALDI”
BAKAN AĞBAL: “AKARYAKIT ÜRÜNLERİNİN SATIŞ FİYATINA KAMUNUN HERHANGİ BİR MÜDAHALESİ SÖZ KONUSU DEĞİLDİR”

CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer’in sorusunu yanıtlayan Bakan Ağbal “Akaryakıt ürünleri üzerindeki vergi yükü son 14 yıllık dönemde azalmıştır. 4.12.2003 tarihli ve 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'na göre, petrol fiyatları 1.1.2005 tarihinden itibaren serbest piyasa koşullarına göre oluşmakta olup, kamunun akaryakıt ürünlerinin satış fiyatına herhangi bir müdahalesi söz konusu olmamaktadır.
Akaryakıt ürünleri maktu olarak özel tüketim vergisine (ÖTV) tabi tutulmakta olup, söz konusu maktu tutarlarda en son 8.9.2016 tarihli ve 29825 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 2016/9153 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile değişiklik yapılmıştır. Bu düzenlemeden önce dört yıla yakın bir süre zarfında akaryakıt ürünleri üzerindeki maktu vergi tutarlarında herhangi bir değişiklik yapılmamıştır. Dört yıl boyunca enflasyon oranında % 36 artış olmasına rağmen yapılan düzenleme ile benzindeki maktu vergi % 9,2; motorindeki maktu vergi ise % 12,5 oranında artmıştır.
Akaryakıt ürünleri üzerindeki vergi yükü son 14 yıllık dönemde azalmıştır. 95 oktan benzinin pompa satış fiyatı içerisindeki vergi yükü 31.12.2002 tarihinde % 70,2 iken, 2.3.2017 tarihi itibarıyla % 60,8'e; motorinin pompa satış fiyatı içerisindeki vergi yükü 31.12.2002 tarihinde % 59,2 iken, 2/3/2017 tarihi itibarıyla % 54,3'e düşmüştür. Öte yandan, 31/12/2002-28/2/2017 döneminde kümülatif artış oranları dikkate alındığında TÜFE % 252,3 artarken, 95 oktan benzinden alınan ÖTV % 165,2; motorinden alınan ÖTV ise % 219,3 oranında artmıştır.
İzlenen ekonomik program çerçevesinde vergi tabanının genişletilerek, bütçe imkânlarının izin verdiği ölçüde, sosyal ve ekonomik şartlar da göz önüne alınarak vergi yükünün azaltılması temel önceliklerimizden olmakla birlikte, akaryakıt ürünlerinden alınan vergilerin azaltılması hususunda hâlihazırda yürüttüğümüz bir çalışma bulunmamaktadır.”dedi.
KÖPRÜ GEÇİŞLERİNDE VERGİ % 8
CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer sorunu yanıtlayan Bakan Ağbal Geçiş Ücretleri ile ilgili de şöyle dedi: “ 30.6.2016 tarihli ve 29758 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 2016/8998 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile 8.6.1994 tarihli ve 3996 sayılı Bazı Yatırım ve Hizmetlerin Yap İşlet Devret Modeli Çerçevesinde Yaptırılması Hakkında Kanuna göre yap-işlet-devret modeli çerçevesinde yaptırılan köprülerin geçiş ücretlerinde % 18 olarak uygulanan katma değer vergisi oranı % 8 olarak belirlenmiştir. Ancak köprü geçiş ücretlerinin belirlenmesi Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı'nın yetkisi dâhilinde olup, konunun ilgili Bakanlık tarafından cevaplandırılması daha uygun olacaktır.”dedi.
Balkan Youth Lead Şampiyonası |
Makedonya'nın Üsküp şehrinde gerçekleştirilen Balkan Youth LeadŞampiyonasına Makedonya, Bulgaristan, Sırbistan, Yunanistan ve Türkiye'den toplamda 89 sporcu katıldı.
3 kategoride 6 sporcu ile temsil edildiğimiz şampiyonada Malatya bölgesi sporcusu Gülay Balık Youth A kategorisinde ve Adana bölgesi sporcusu Cenk Ünsalan Youth C kategorisinde ilk defa katıldıkları bir yurtdışı yarışmasında 2. olarak gümüş madalya kazandılar.
Diğer sporcularımızda iyi bir performans göstererek 4. sırada yer almış ve kürsüyü kıl payı kaçırmışlardır.
Diğer sporcularımızda iyi bir performans göstererek 4. sırada yer almış ve kürsüyü kıl payı kaçırmışlardır.
27 Eylül 2017 Çarşamba
ŞAKA GİBİ
Yılmaz Morgül, Pelin Körmükçü, Özgür Özgülgün, Yelda Alp ve Ahmet Çevik ŞAKA GİBİ oyunuyla seyirciyle buluşmaya hazırlanıyor
Ahmet Çevik Tiyatrosu'nun, 2017-2018 sezonunda sahneleyeceği “ŞAKA GİBİ” adlı müzikli kabare tiyatroseverlerle buluşuyor. Kabarenin oyuncu kadrosunda Türk Sanat Musikisi'nin en önemli seslerinden Yılmaz Morgül ile birlikte, Pelin Körmükçü, Özgür Özgülgün, Yelda Alp ve Ahmet Çevik gibi tiyatro sahnesinin ve ekraların usta isimleri yer alıyor.
2013 yılında Ahmet Çevik tarafından kurulan, kadrosunda tiyatro ve ekranın usta isimlerinin yer aldığı Ahmet Çevik Tiyatrosu, ŞAKA GİBİ isimli müzikli kabaresiyle seyircilerin karşısına çıkmaya hazırlanıyor.
Güncel konuları farklı ve komik bir bakış açısıyla dört farklı skeç üzerinden anlatan oyun iki perdeden oluşuyor. Oyunun, başlangıçtan finale kadar düşmeyen performanslarıyla her sahnede ön plana çıkan oyuncu kadrosunda Türk Sanat Musikisi sanatçısı Yılmaz Morgül ile birlikte, Pelin Körmükçü, Özgür Özgülgün, Yelda Alp ve Ahmet Çevik gibi tiyatronun ve ekranların usta isimleri bulunuyor.
ŞAKA GİBİ ile birlikte Yılmaz Morgül ilk kez, Pelin Körmükçü ise beş yıl aradan sonra tiyatro sahnesinde seyirci karşısına çıkacak. Oyunun şarkılarını seslendiren Yılmaz Morgül, sahnede zaman zaman canlı performans da sergileyecek.
Yılmaz Morgül'den dört farklı performans
Bir skeçte eşiyle kavga eden bir babayı, ikinci skeçte konservatuvar sınavına girmiş ama kazanamamış sesi muhteşem ama meslek olarak musluk tamirciliği yapan bir işçiyi, üçüncü skeçte liposakşına giden bir kadının kocasını canlandıracak olan Morgül, son skeçte ise cinayet programlarına çıkan bir adamı oynayacak.
Mustafa Arıkoğlu'nun kaleme aldığı oyunu, usta tiyatro oyuncusu Tarık Şerbetçioğlu yönetti. Sözlerini Mustafa Arıkoğlu'nun yazdığı oyunun müziklerini Aras Deniz Sipahi bestelerken, koreografilerini ise Pınar Ataer üstlendi. Oyuna özel olarak hazırlanan sıra dışı kostümleri de Şinasi Günaydın ve Mehmet Kimyon tasarladı.
Ahmet Çevik, “Bu değerli ekibi bir araya getirebilmek oldukca zordu. Ama onlar bana inandılar ve tabi ben de onlara. Böylece birlikte bu renkli oyunu çıkarmayı başardık. Emek veren herkese çok teşekkür ederim.” dedi.
Oyunun galası 6 Kasım'da gerçekleşecek
Tüm yurt genelinde ve Avrupa'da turnesi planlanan ŞAKA GİBİ oyununun galası 6 Kasım 2017'de Trump Towers'da saat 20.30'da gerçekleşecek. Oyun turne kapsamında 26-27 Ekim'de Samsun'da, 28 Ekim'de Ordu'da, 3 Kasım'da Karasu'da, 6 Kasım'da İstanbul'da ve 4 Şubat'ta Berlin'de seyirciyle buluşacak.
Oyunla ilgili detaylara http://ahmetcevik.com.tr/ sitesinden ve instagram.com/ahmetceviktiyatrosu/ hesabından ulaşılabilir.
Yılmaz Morgül, Pelin Körmükçü, Özgür Özgülgün, Yelda Alp ve Ahmet Çevik ŞAKA GİBİ oyunuyla seyirciyle buluşmaya hazırlanıyor
Ahmet Çevik Tiyatrosu'nun, 2017-2018 sezonunda sahneleyeceği “ŞAKA GİBİ” adlı müzikli kabare tiyatroseverlerle buluşuyor. Kabarenin oyuncu kadrosunda Türk Sanat Musikisi'nin en önemli seslerinden Yılmaz Morgül ile birlikte, Pelin Körmükçü, Özgür Özgülgün, Yelda Alp ve Ahmet Çevik gibi tiyatro sahnesinin ve ekraların usta isimleri yer alıyor.

Güncel konuları farklı ve komik bir bakış açısıyla dört farklı skeç üzerinden anlatan oyun iki perdeden oluşuyor. Oyunun, başlangıçtan finale kadar düşmeyen performanslarıyla her sahnede ön plana çıkan oyuncu kadrosunda Türk Sanat Musikisi sanatçısı Yılmaz Morgül ile birlikte, Pelin Körmükçü, Özgür Özgülgün, Yelda Alp ve Ahmet Çevik gibi tiyatronun ve ekranların usta isimleri bulunuyor.
ŞAKA GİBİ ile birlikte Yılmaz Morgül ilk kez, Pelin Körmükçü ise beş yıl aradan sonra tiyatro sahnesinde seyirci karşısına çıkacak. Oyunun şarkılarını seslendiren Yılmaz Morgül, sahnede zaman zaman canlı performans da sergileyecek.
Yılmaz Morgül'den dört farklı performans
Bir skeçte eşiyle kavga eden bir babayı, ikinci skeçte konservatuvar sınavına girmiş ama kazanamamış sesi muhteşem ama meslek olarak musluk tamirciliği yapan bir işçiyi, üçüncü skeçte liposakşına giden bir kadının kocasını canlandıracak olan Morgül, son skeçte ise cinayet programlarına çıkan bir adamı oynayacak.
Mustafa Arıkoğlu'nun kaleme aldığı oyunu, usta tiyatro oyuncusu Tarık Şerbetçioğlu yönetti. Sözlerini Mustafa Arıkoğlu'nun yazdığı oyunun müziklerini Aras Deniz Sipahi bestelerken, koreografilerini ise Pınar Ataer üstlendi. Oyuna özel olarak hazırlanan sıra dışı kostümleri de Şinasi Günaydın ve Mehmet Kimyon tasarladı.
Ahmet Çevik, “Bu değerli ekibi bir araya getirebilmek oldukca zordu. Ama onlar bana inandılar ve tabi ben de onlara. Böylece birlikte bu renkli oyunu çıkarmayı başardık. Emek veren herkese çok teşekkür ederim.” dedi.
Oyunun galası 6 Kasım'da gerçekleşecek
Tüm yurt genelinde ve Avrupa'da turnesi planlanan ŞAKA GİBİ oyununun galası 6 Kasım 2017'de Trump Towers'da saat 20.30'da gerçekleşecek. Oyun turne kapsamında 26-27 Ekim'de Samsun'da, 28 Ekim'de Ordu'da, 3 Kasım'da Karasu'da, 6 Kasım'da İstanbul'da ve 4 Şubat'ta Berlin'de seyirciyle buluşacak.
Oyunla ilgili detaylara http://ahmetcevik.com.tr/ sitesinden ve instagram.com/ahmetceviktiyatrosu/ hesabından ulaşılabilir.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)